
İslam siyasi tarihinde devamlı suret ile gündeme gelmiş, günümüz Siyasal İslam’ın da her daim gündeminde olmuştur. Lidere mutlak itaat yada biat konusu.
Biz bu aşamada konu siyaset olduğu için ölçüyü işin çıkış merkezi olan Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V) olarak alacağız ve herkesçe hemen hemen malum başat iki örneği ile konunun cevabını bulacağız.
Birinci örnek;
UHUD SAVAŞI; ResulAllah Bedir savaşını vahye binaen yaptığı için sahabe ile savaş kararı üzerine istişare yapmamıştır. Lakin Uhud öncesi sahabe ile bir araya gelip istişare yapmıştır. Peygamber savaş yapılmaması yada gerilla (savunma) savaşı yapılması noktasında fikre sahipti. Lakin sahabe tam tersi konuda fikir beyan ediyor savaş yapılması konusunda peygambere rağmen ısrar ediyordu. Sonuç olarak istişareden peygambere rağmen savaş kararı çıktı. Uhud savaşına çıkılmadan önce sahabe bunu peygambere rağmen yapmasında vicdani olarak şüpheye düştü, savaştan az önce bu kararını peygambere
Peygamber efendimiz ise şu cevabı verdi.
Peygamber efendimizin taviz vermediği bu ilke doğrultusunda Uhud’ta savaş kaybedilmiş 70 sahabe şehit olmuş, şehit olanların içinde Peygamberimizin amcası Hz.Hamza ve Hz.Musab, Hz. Çahş gibi yer almış,kendisininde mübarek bedeni yara almıştı. Bu onun için çok üzücü bir hadise olsada bundan asla taviz vermemişti. Dolayısıyla İslam siyasetinde esas olan biat değil istişare idi ve bu açık meydan istişaresi idi. (bol şahitli)
İkinci örnek;
HENDEK SAVAŞI; ResulAllah savaş öncesi yine sahabesi ile istişare ederken fikirlerini beyan ederken, İranlı bir farisi olan sahabe Selman bin- Farisi ona şu cümleyi ifade etti
Müzakerenin sonunda Peygamber Hz. Selman’ı haklı bulup
Böylelikle Hendek savaşı büyük bir zafer ile sonuçlandı. Bunun üzerine İranlı olmasına ve peygamber ile hiçbir soy bağı olmamasına rağmen peygamber şu cümleyi sarf etti;
Biri aleyhte diğeri lehte sonuçlanan her durumda görülen odur ki İslam Siyasetinde mutlak itaat asla lidere değildir. İslam için bunun en temel ölçütü olan Hz. Muhammed (S.A.V) efendimizde bu böyle cereyan ediyor ise bu aşamada lidere mutlak biat talebi kişilerin imanlarını elbette bilemeyiz ama imanlarında bir Tevhit sorunu olduğunun göstergesidir.
Her iki hadisede peygambere vahiy olup olmadığı sorusunun gelmesi İslam da mutlak itaatin sadece Nas’a yani Allah’a ve emirlerine olduğuna bariz bir işarettir.
Sözün özü;
Saygı istenmez kazanılır.
Sevgi istenmez kazanılır.
Biat istenmez kazanılır.
Bunları isteyen Firavun,
Kabul edense necis köledir.

Çok doğru eğer zoraki saygı beklenirse karşınızda halk değil soytarı ordusu bulursunuz unutulmamalıdır ki liderler halkı temsil eder sürekli biat istediğiniz insanlar sizin bı yansimanizdir