
Bu karışık günler den bir gün gece yarısından sonra Başbakan Bakanları toplantıya çağırır. Durum vahim der, Birleşmiş Milletler Ateşkes kararı almış. Bu karara uyalım, ben Genelkurmay başkanıyla konuştum der. Aslında Genelkurmay Başkanı hocayla daha önce bu konuyu konuşmuş ve Ecevit’in ateşkes kararının MSP tarafından kabul görmeyeceğini biliyordur.
-Erbakan Hoca; asla olmaz Sayın Ecevit, biz bu hükümetin ortağıyız ve bize sormadan böyle bir karar alamasınız der. Devreye zamanın CHP’li Milli Savunma Bakanı girer ve şunları söylediğini ifade eder Arif Emre:
“Arkadaşlar Rumlar ve Yunanlılar bizimkilerden daha iyi dövüşüyorlar. Gece bir karşı taatuz yaptılar ve bizim birliklerimizi sahile kadar sürdüler. Malzememiz, roketimiz kalmadı, uçaklarımız uçamayacak durumda. Önce ateş keselim, sonra askerimizi ada dan çekelim. Böylece onlar bizi denize dökmeden biz şerefimizi kurtarmış oluruz. Kendimiz çekildik deriz diyordu. “
Şevket Kazan, Genelkurmaydan brifing almadan bu karara evet diyemeyiz der. Başbakan Genelkurmaydan brifing ister.
Birifingi veren generaller, Milli Savunma Bakanının söylediklerinin doğru olmadığını ve hareketin başarıyla devam ettiğini söylerler. Bunun üzerine Ecevit harekât devam edecek der ve MSP’li bakanlara teşekkür eder oturumu kapatır.
KIBRIS ÇIKARTMASINDA AMERİKA RUSYA VE İNGİLTERENİN TUTUMU
Bu konuyla ilgili olarak Süleyman Arif Emre, Siyasette 35 yıl isimli eserinde şu bilgileri vermektedir:
Çıkartma öncesi Amerika’nın tutumu:
“ Amerika çıkartmadan önce ne diyordu? Sakın ha çıkartma yapayım demeyin, Altıncı filomuz Akdemiz de, sizin icabınıza bakar. Ama ordumuz başarılı olunca, Amerika derhal tavır değiştirdi. Zamanın ABD dışişleri Bakanı Henri Kısıncı çıkartmadan sonra ki mesajı değişikti.
Şunları söylüyordu Kısıncır: “ Tabii ki çıkartma iyi oldu. Hiç olmazsa Kıbrıs adası Küba gibi bir komünist adası olmaktan kurtuldu. Orada Türk askerlerinin bulunması bir teminattır. Sizden ricamız daha fazla ileri gitmemenizdir…”
İngiltere Ne Diyordu Çıkartmadan Öncesi:
“Biz Kıbrıs’a gurka alayları gönderdik, Türkler geldikleri gibi geri gidecektir. Çıkartmadan önce tavır buydu. İnsan azması, süper eğitimli gurka alayları varmış.
Çıkartmadan Sonra İngiltere:
İngiltere Ankara Büyük Elçisi Süleyman Arif Emre aracılığıyla Ecevit’ten randevu talep eder. Ecevit İngiltere’ye kızgın olduğu için görüşmek istemez. Arif Emre’nin ricası üzerine görüşür.
İsteği ilginçtir: Sayın Ecevit der: “ sizden bizim ricamız askerlerinizin bizim ada da ki Üstlerimize girmelerine engel olmanızdır. Başka bir isteğimiz yok der.
Ecevit; biz zaten bu konu da gereken talimatı vermişiz, askerlerinize dokunulmayacaktır.
Hani Gurka alayları gelmişti? Hani Türk askeri geldiği gibi geri çevrilecekti?
Rusya’nın Tavrı:
Rusya da çıkartmadan yana değildi. Ama çıkartmadan sonra şöyle bir talepte bulunurlar:
“Bu sizin beynelmilel anlaşmalara dayanarak yaptığınız bir müdahaledir. Biz sizden sadece gelişmeler hakkında bize sağlıklı bilgi vermenizi rica ediyoruz. “
İşte Erbakan Hoca buna şahsiyetli dış politika derdi.

Önce Ege‘de sonra Kıbrıs’ta denize döktüğümüz o gavur Yunan, asla pes etmedi. Bir yolunu bulup tekrar geldi ve kendisini denize döken ÇARŞAFLI kadının çocuklarını anadan üryan soyarak intikamını aldı.