Kongre öncesinde MKYK listesinde yer alacağı iddiaları bulunan Yıldırım’ın, beklentisinin karşılanmaması üzerine istifaya yöneldiği öne sürülürken, Yıldırım sessizliğini bozarak Yedi Kıtada Haber’e çok konuşulacak açıklamalarda bulundu.
“Siyasette defalarca verilen sözlerin tutulmadığına şahit oldum” Yıldırım, siyaset arenasında benzer tecrübeleri daha önce de yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Siyasette defalarca verilen sözlerin tutulmadığına, insanların beklentiyle oyalanabildiğine şahit oldum. Üstelik benim bir beklentim de yoktu. Onlara sadece şunu söyledim: ‘Kürtleri, bizleri kandırmayın. Kürtler güvenirse tam destek verir ama kırıldığında bir daha size güvenmez.’ Bu uyarımı iyi niyetle yaptım.” Yıldırım, YRP Kocaeli İl Başkanı Ahmet Emre Aydın’ın kongre öncesi Dilovası eski Mahalle Muhtarı Mehmet Özay’a söz verdiğini ancak bu sözlerin tutulmadığını savundu: “İlk buluştuğumuzda bizden ne istediklerini sorduklarında ‘kandırılmak istemiyoruz’ dedik. İl kongresi öncesi bize ‘Destek verin, kalabalık gelin; Dilovası, Gebze, Darıca, Körfez, Çayırova bana baş kaldırdı, bana destek verin’ dedi. Biz de 400 kişiyle kongreye gittik. Mehmet Özay’a rozet takmaları gerekirken takmadılar. Kongreyi dolduran bizim toplumu kandırdılar. Sonrasında ‘10-15 güne atama yapacağım’ dedi, onu da yapmadı. Kısacası milli görüşçüler hep yalan söylüyor. Bir Müslüman yalan konuşmaz.” “Fatih Erbakan ‘Yolumuz mezara kadardır’ dedi” Yıldırım, Fatih Erbakan’la yaptığını ifade ettiği görüşmelere ilişkin de dikkat çekici açıklamalar yaptı: “Fatih Bey’le yaptığımız görüşmede yanımda İbrahim Aydınalp ve Kocaeli İl Yöneticisi Eren Kasapoğlu vardı. Aydınalp, Erbakan’a ‘Cihan Ensarioğlu’na Enver Bey’i MKYK’da düşündüğünüzü söylediniz, doğru mu?’ diye sordu. Fatih Erbakan da ‘Elbette, Enver Bey işlerinden fırsat bulur ve bizimle çalışmak isterse memnun oluruz’ dedi.” Yıldırım, bu sözler üzerine Erbakan’a şu yanıtı verdiğini belirtti: “Eğer gerçekten birlikte çalışmak istiyorsanız işlerimi aileme bırakır sizinle yol yürürüm” Erbakan’ın buna karşılık olarak “Bizim yolumuz mezara kadardır” dediğini iddia etti. Yıldırım ayrıca, genel başkanla görüşmeden 10 gün sonra Cihan Ensarioğlu’nun kendisini arayarak “Genel Başkan MKYK’ya Enver Yıldırım ve Zakir Yılmaz’ı aldı” bilgisini verdiğini söyledi. “Sonrasında Genel Başkan’ın Cihan Bey’e attığı mesajı biz de gördük. Mesajda açıkça ‘Zakir Yılmaz ve Enver Yıldırım MKYK listesinde’ yazıyordu. Bu mesaja 20 kişi şahittir.” “Üyelik benim talebimle değil, Ankara’nın isteğiyle yapıldı” Yıldırım, YRP’ye üyeliğinin kendi talebiyle olmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı: “Bizi partiye davet edenler kendileriydi. MKYK’ya girebilmem için üyelik gerektiğini söylediler. Kimliğimin fotoğrafını gönderdim ve beni üye yaptılar.” Yıldırım, kendisinin partiye zorla dahil olmaya çalışan bir isim olmadığına vurgu yaparak şu ifadeleri de ekledi: “Bizler deli miyiz? Kahramanmaraş’a, İzmir’e, Bursa’ya, İstanbul’a, Gebze’ye, Kocaeli’ne, Dilovası’na, Genel Başkan’ın yanına gidiyoruz; protokolde oturuyoruz. Çağrılmasak, davet edilmesek neden gidelim? Parti bizi protokolde ağırlıyorsa bunun bir nedeni vardır.” “Ancak Ankara’daki kongrede ismimin listede olmadığını gördüm. Bunun üzerine üyelikten istifa ettim. Hepsi bu.” “AK Parti’de de benzer bir süreç yaşadım” Yıldırım, geçmişte AK Parti’de aday adayı olduğu süreçte de benzer bir tablo yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “AK Parti’de aday adayı olduğum dönemde yine ben kafama göre aday olmadım. Sayın Cumhurbaşkanımız bizi makamında ve birçok programında ağırladı, açıkça adaylık sözü verdi. Ancak daha sonra farklı tercihler yapıldı. En azından Cumhurbaşkanımız, Ramazan Ömeroğlu’nun Cumhur İttifakı’ndaki HÜDAPAR ve Menzil bağlantıları nedeniyle talep edildiğini, bu yüzden onu aday göstermek zorunda kalacaklarını izah etti.” Yıldırım, o döneme dair dikkat çekici bir ayrıntıyı daha paylaşarak şu ifadeleri ekledi: “Şevki Yılmaz, Cemil Yaman, Binali Yıldırım ve İsmail Haspal hoca çok bastırdılar; ancak Cumhurbaşkanımız sözünden dönmedi. En son HÜDAPAR ve Menzil’in talebi gelince o da sözünde duramadı.” “Bundan sonra böyle sistemlerin parçası olmak istemiyorum” Yaşanan süreçlerin kendisinde derin bir kırılma yarattığını söyleyen Yıldırım, çok sert konuştu: “Sözünü tutmayan hiçbir siyasi yapıyla yol yürümem. Bugün herhangi biri Yeniden Refah Partisinden randevu dahi vermem. Benim duruşum nettir”
“Gerisi halkın vicdanıdır”
Yıldırım, YRP’deki tartışmalı üyelik sürecinin tamamen genel merkezin talebiyle gerçekleştiğini savunarak açıklamasını şöyle tamamladı:
“Biz bir yıl boyunca üye olmadık; kongre öncesi talep üzerine üyelik yapıldı. Ne yapıldıysa onların isteğiyle yapıldı. Gerisi halkın ve kamuoyunun vicdanıdır.”Yeniden Refah Partisi’nin 16 Kasım’da gerçekleştirdiği büyük kongrenin ardından parti kulislerinde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Partiye 03.11.2025’te üye olan Enver Yıldırım, kongre günü akşamı 16.11.2025 tarihinde üyelikten istifa etti.









ERBAKAN VE MİLLİ GÖRÜŞ TECRÜBESİ
Ben
Siyasetin içinde yıllarca bulundum.
Farklı partilerle, farklı liderlerle görüştüm.
Ve bugün size bizzat yaşadığım gerçekleri anlatıyorum.
Ben gördüm ki;
Erbakan ve yol arkadaşları, öğrencileri veya aileleri tarafından kurulan partiler, söylemleri ne kadar farklı olursa olsun, temelde aynı sistem ve tavırları sürdürüyor:
• Söz verip yerine getirmeme
• İnsanları bekletme ve oyalama
• Dini ve milli söylemleri etkili bir araç olarak kullanma
Benim tecrübeme göre;
• Bazı genel başkanlar beni davet etti, ikna etmek için vaatler verdi.
• Bunu Erbakan’ın öğrencisiyim diyen 10 larca insandan duydum ve AKP Genel Merkezi’ndeki en tepedekinden de duydum.
• Oğlunun kurduğu Yeniden Refah Partisi’nin genel başkanından de aynı şekilde davet edildim, ikna edildim, fotoğraf verdirildi taahhüt edildi sözler verildi şahitler huzurunda ama verilen sözler tutulmadı.
Bu deneyimler bana şunu gösterdi:
Erbakan’ın Milli Görüş geleneğini veya dini söylemleri kullanan yapı ve kişiler, çoğu zaman insanları kullanan, oyalayan ve umut dağıtan bir sistem içinde hareket ediyor.
Benim manifesto çağrım şudur:
⚠️ Sözlere değil, davranışa bakın.
⚠️ Sloganlara değil, samimiyete bakın.
⚠️ Büyük isim diye tanıdıklarınız önce ahlak diyerek ahlaksız bir toplum yetiştirmiş , gerçek duruşa bakın.
⚠️ Erbakan’ın çizgisine, yol arkadaşlarına, öğrencilerine veya ailelerinden çıkan partilere temkinli yaklaşın.Çünkü hepsinin geçim kaynağı siyasettir.
Ben yaşadıklarımı gördüm.
Benim tecrübem budur.
Hayatınızı, emeğinizi ,çoluk çocuğunuzun rızkını bu simsarlara yedirmeyin ve zamanınızı koruyun.Bunlar büyük bir çoğunluğu abdestsiz namaz kılan tiplerdir.
Bu manifesto bir uyarıdır.