Partiye 03.11.2025 tarihinde üye olan Enver Yıldırım, kongrenin tamamlandığı günün akşamında, 16.11.2025 tarihinde parti üyeliğinden ayrıldı.
Kongre öncesi MKYK listesine girmeye istekli olduğu bilinen Yıldırım’ın, beklentisinin gerçekleşmemesi üzerine istifaya yöneldiği öne sürüldü.
Yıldırım’ın süreç boyunca “partiye ciddi üye kazandıracağı” ve “geniş bir çevreyi temsil ettiği” yönünde ifadeler kullandığı, ancak üyelik sürecinde bu yönde bir artışın gözlenmediği belirtiliyor.
Ayrıca siyasi geçmişine ilişkin olarak, daha önce de farklı partilerde adaylık arayışında bulunduğu ve çeşitli partilerle temas kurduğu yönündeki bilgiler kamuoyunda yer almıştı. Son yerel seçimlerde AK Parti’den aday adayı olduğu, ancak aday gösterilmemesi üzerine partiden ayrıldığı; ardından Yeniden Refah Partisi’ne katıldığı, bu partide de beklediği karşılığı bulamayınca istifa ettiği yönündeki iddialar siyasi çevrelerde konuşuluyor.
Enver Yıldırım’ın bundan sonraki siyasi durağının neresi olacağı ise merak konusu oldu.
Tüm bu tartışmalar eşliğinde gelen istifa, parti teşkilatında ve yerel siyasi çevrelerde dikkat çekti.
Yeniden Refah Partisi’nin 16 Kasım’da gerçekleştirilen büyük kongresinin ardından dikkat çeken bir istifa yaşandı.









ERBAKAN VE MİLLİ GÖRÜŞ TECRÜBESİ
Ben
Siyasetin içinde yıllarca bulundum.
Farklı partilerle, farklı liderlerle görüştüm.
Ve bugün size bizzat yaşadığım gerçekleri anlatıyorum.
Ben gördüm ki;
Erbakan ve yol arkadaşları, öğrencileri veya aileleri tarafından kurulan partiler, söylemleri ne kadar farklı olursa olsun, temelde aynı sistem ve tavırları sürdürüyor:
• Söz verip yerine getirmeme
• İnsanları bekletme ve oyalama
• Dini ve milli söylemleri etkili bir araç olarak kullanma
Benim tecrübeme göre;
• Bazı genel başkanlar beni davet etti, ikna etmek için vaatler verdi.
• Bunu Erbakan’ın öğrencisiyim diyen 10 larca insandan duydum ve AKP Genel Merkezi’ndeki en tepedekinden de duydum.
• Oğlunun kurduğu Yeniden Refah Partisi’nin genel başkanından de aynı şekilde davet edildim, ikna edildim, fotoğraf verdirildi taahhüt edildi sözler verildi şahitler huzurunda ama verilen sözler tutulmadı.
Bu deneyimler bana şunu gösterdi:
Erbakan’ın Milli Görüş geleneğini veya dini söylemleri kullanan yapı ve kişiler, çoğu zaman insanları kullanan, oyalayan ve umut dağıtan bir sistem içinde hareket ediyor.
Benim manifesto çağrım şudur:
⚠️ Sözlere değil, davranışa bakın.
⚠️ Sloganlara değil, samimiyete bakın.
⚠️ Büyük isim diye tanıdıklarınız önce ahlak diyerek ahlaksız bir toplum yetiştirmiş , gerçek duruşa bakın.
⚠️ Erbakan’ın çizgisine, yol arkadaşlarına, öğrencilerine veya ailelerinden çıkan partilere temkinli yaklaşın.Çünkü hepsinin geçim kaynağı siyasettir.
Ben yaşadıklarımı gördüm.
Benim tecrübem budur.
Hayatınızı, emeğinizi ,çoluk çocuğunuzun rızkını bu simsarlara yedirmeyin ve zamanınızı koruyun.Bunlar büyük bir çoğunluğu abdestsiz namaz kılan tiplerdir.
Bu manifesto bir uyarıdır.