
Sokaklar aynı sokaktır. Evler aynı evdir. Ama bir şey değişir: Kalbin sesi biraz daha duyulur olur.
Yüce Allah buyurur:
“Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki takvaya erersiniz.”
(Bakara, 2/183)
Demek ki mesele aç kalmak değil; arınmaktır. Mideni susturursun ki kalbin konuşsun. Sofradan eksilirsin ama vicdandan çoğalırsın.
Peygamber Efendimiz ﷺ orucu bir kelimeyle anlatır:
“Oruç kalkandır.”
(Sahih-i Buhârî)
Kalkan…
İnsanı nefsine karşı koruyan bir siper.
Öfkeye karşı bir fren.
Dile karşı bir muhafız.
Oruç, sadece mideyi değil, insanı terbiye eder. Ama eğer o kalkanı delersek, geriye sadece açlık kalır. Nitekim Efendimiz ﷺ uyarır:
“Nice oruç tutanlar vardır ki, orucundan kendisine kalan sadece açlık ve susuzluktur.”
(İbn Mâce, Sıyâm 21)
İşte Ramazan’ın asıl imtihanı burada başlar. Aç kalmak kolaydır; sabretmek zordur. Yememek kolaydır; incitmemek zordur. Susmak kolaydır; kırmamak zordur.
Ama bir de müjde vardır. Rahmet kapısını ardına kadar açan bir müjde:
“Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.”
(Sahih-i Buhârî, Îmân 28; Savm 6)
İki şart…
İnanarak.
Ve karşılığını sadece Allah’tan bekleyerek.
Gösterişsiz bir kulluk. Sessiz bir teslimiyet. Kimse görmese de Rabbine yönelen bir kalp…
Ramazan, Kur’an ayıdır. Çünkü Rabbimiz buyurur:
“Ramazan ayı; insanlara yol gösterici, doğruyu ve yanlışı ayıran apaçık deliller olarak Kur’an’ın indirildiği aydır.”
(Bakara, 2/185)
Kur’an bu ayda başka okunur. Aynı ayetlerdir ama kalp daha yumuşaktır. Bir harf dokunur, bir cümle sarsar, bir ayet insanın içini yeniden kurar.
Ve son geceler… Sessizlik ağırlaşır, dünya yavaşlar. Secde uzar, göz nemlenir. Çünkü Rabbimiz şöyle buyurur:
“Şüphesiz biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.”
(Kadr, 97/1-3)
Bin ay…
Bir ömre bedel bir gece…
Belki bir secde, yılların yükünü siler. Belki bir tövbe, insanın kaderini değiştirir. Çünkü Ramazan, sadece ibadet değil; yeniden başlamaktır.
Sonra bayram gelir. Sofralar kurulur. Sevinçler paylaşılır. Ama asıl soru şudur:
Ramazan bizde kaldı mı?
Eğer kalbimiz biraz daha merhametliyse…
Eğer dilimiz biraz daha incelmişse…
Eğer gözümüz haramdan daha çok sakınıyorsa…
İşte o zaman Ramazan yaşanmıştır.
Çünkü Ramazan açlık değildir.
Ramazan bir kalkandır.
Ramazan bir arınmadır.
Ramazan kalbin diriliş vaktidir.
Ve dirilen bir kalp, sadece bir ayı değil, bir ömrü değiştirir
Enver Erdal

Allah razı olsun