Sapanca Belediyesi’ne girdiğinizde ilk dikkat çeken şeylerden biri, başkanın kapısının adeta sürekli açık olması. Bu sadece fiziksel bir durum değil; aynı zamanda yönetim anlayışının da bir yansıması. Şeffaflık kelimesi son yıllarda çok kullanılıyor ama çoğu zaman sadece bir slogan olarak kalıyor. Sapanca’da ise bunun pratiğe dönüşmeye çalıştığını görmek mümkün.
Başkan Şahin’in bir başka dikkat çeken yönü ise sosyal medyayı kullanma biçimi. Günümüzde bazı belediye başkanlarının sosyal medyayı fazlasıyla bir “şov” alanına çevirdiğini görüyoruz. Yapmacık mizahlar, gereksiz videolar ve makamın ağırlığıyla bağdaşmayan paylaşımlar…
Ancak Şahin’in hesaplarına baktığınızda farklı bir yaklaşım görüyorsunuz. Bir yol yapılacaksa önce eski halini paylaşıyor, ardından neden yapılması gerektiğini anlatıyor ve sonrasında tamamlanmış halini gösteriyor. Yani süreci baştan sona ortaya koyuyor. Bu da hem hesap verebilirlik hem de samimiyet açısından önemli bir yaklaşım.
Bunun sebebini sorduğunuzda verdiği cevap oldukça net:
“Bulunduğumuz makamın bir ağırlığı var.”
Gerçekten de kamu görevlerinde en zor şeylerden biri, samimiyeti korurken makamın ciddiyetini kaybetmemektir.
Ziyaretim sırasında dikkatimi çeken bir başka detay ise başkanlık odasındaydı. CHP’den seçilmiş bir belediye başkanının odasında Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafı asılıydı. Türkiye’de bu tabloya pek sık rastlanmıyor.
Bu durumun zaman zaman kendi partisinden bazı isimlerin eleştirilerine ve uyarılarına konu olduğunu kendisi açıkça ifade ediyor. Ancak Başkan Şahin bu konuda oldukça net bir yaklaşım sergiliyor. Cumhurbaşkanlığı makamının devletin en üst makamı olduğunu ve o makamda oturan her kim olursa olsun duyulan saygının siyasetin üzerinde değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.
“Cumhurbaşkanlığı makamı devletin en üst makamıdır” diyor ve ekliyor:
“Devlet terbiyesi bunu gerektirir.”
Bugün Türkiye’de siyaset çoğu zaman sert tartışmaların ve kutuplaşmanın içinde ilerliyor. Oysa yerel yönetimlerde vatandaşın beklentisi oldukça açık: çalışkanlık, şeffaflık ve samimiyet.
Sapanca’da gördüğüm tablo ise tam olarak bu üç kavram etrafında şekilleniyor.
Elbette her şehir gibi Sapanca’nın da çözülmesi gereken meseleleri var. Ancak bir şehir için en önemli başlangıç noktası, yöneticisinin niyeti ve ortaya koyduğu yönetim anlayışıdır.
Sapanca Belediye Başkanı Nihat Arda Şahin’i ziyaretimden aklımda kalan en net düşünce şu oldu:
“Devletin makamları kişilerin değil, milletindir.”
Belki de yerel yönetimlerde en çok ihtiyaç duyduğumuz anlayış tam olarak budur.
