
Basın toplantısına, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Aydın Sudan, Kocaeli Kandıra Kültür ve Çevre Derneği temsilcileri ile Pirceler ve Akçakese köylerinden gelen vatandaşlar da katıldı.
“Bu sadece bir proje değil, halkı yok sayan bir anlayışın ürünüdür”
Rızvanoğlu, tesisin yapılmak istendiği alanın ormanlık ve tarım arazileriyle çevrili olduğuna dikkat çekerek, “Tam ormanın içine, su kaynaklarının başına, tarım arazilerinin kalbine! Yani halkın deyimiyle, doğanın bağrına bir çöp dağı dikilmek isteniyor” dedi. Bu yaklaşımın yalnızca çevreye değil, halkın yaşam hakkına da açık bir tehdit olduğunu belirtti.
“Bu bir çöp tesisi değil, bir yağma düzenidir”
Projeye yalnızca çevresel değil, toplumsal ve siyasi yönlerden de karşı çıkan Rızvanoğlu, “Bugün burada konuştuğumuz şey bir çöp tesisi değil. Bu, toprağa, suya, geleceğe karşı açılmış organize bir işgaldir. Bu bir yağma düzenidir” ifadelerini kullandı.
“Zemin karstik, heyelan riski var, ÇED raporu eksik”
Proje sahasının zemin yapısına da dikkat çeken Rızvanoğlu, alanın karstik yapıda olduğunu ve heyelan riski taşıdığını belirtti. Ekim 2024’te bir metreyi bulan düşey kayma tespit edildiğini söyleyen Rızvanoğlu, ÇED raporunun bu gerçekleri göz ardı ettiğini, bilimsel bir belge olmaktan çok, projenin önünü açmaya yönelik bir formalite olduğunu vurguladı.
“Bu bir tahliye planıdır”
Rızvanoğlu, projenin halkı yaşadığı topraklardan koparmaya yönelik bir girişim olduğunu savunarak, “Bu gürültüsüz bir tahliye planıdır. İnsanların yaşadığı alanlar önce kirletilir, sonra yaşanmaz hale getirilir. Bu, modern bir sürgün biçimidir” dedi.
“Ormanlar ve meralar yok ediliyor, tarım ve hayvancılık tehdit altında”
Tesisin yapılacağı alanın 570 dönüm olduğunu ve bunun 548 dönümünün ormanlık olduğunu belirten Rızvanoğlu, meşe, kayın ve gürgen ağaçlarının kesileceğini, bölgedeki meraların yok olacağını, bunun da hayvancılığı bitireceğini ifade etti. Ayrıca projenin Sarısu Deresi’ni tehdit ettiğini, bu derenin suladığı alanlarda coğrafi işaretli Kandıra Biberi ve Karpuzu’nun yetiştiğini hatırlattı.
“Kocaeli Belediyesi'nin kendi raporu bile bu alanı uygun bulmuyor”
Rızvanoğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 2020 yılında hazırladığı kendi raporunda en uygun tesis alanlarının Gebze ve Dilovası’ndaki terk edilmiş taş ocakları olduğunu belirttiğini söyleyerek, “Peki neden burası seçiliyor? Çünkü burada üretim, hayat ve gelecek var. Orası ise sessizleştirilmek isteniyor” dedi.
“Bu bir yatırım değil, halkı sessizce tasfiye etme girişimidir”
Açıklamasını “Bu bir planlama değil, bir tasfiye tercihidir” sözleriyle sürdüren Rızvanoğlu, “Biz yatırıma değil, yanlış yere yapılan, doğayı ve yaşamı yok sayan bu yanlışlığa karşıyız! Bu mücadele yalnızca Kandıra’nın değil; Türkiye’nin, doğanın ve vicdanın ortak sesidir” diyerek yetkilileri projeden vazgeçmeye çağırdı.
