BIST 100
14.467,25 0,51%
DOLAR
48,6215 0,21%
EURO
56,2943 -0,08%
GRAM ALTIN
6.776,56 -0,12%
BITCOIN
77.518,00 0,26%
FAİZ
39,89 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
100,22 -0,45%
GBP/TRY
65,7122 0,00%
EUR/USD
1,1570 -0,25%
BRENT PETROL
103,41 1,58%
ÇEYREK ALTIN
11.083,90 -0,08%
Kocaeli Kapalı
Kocaeli hava durumu
16 °

Harf değiştirmekle yükselinmez !

91AA6374-708C-4ED4-82CC-E8D036565D2A

Avram Galanti Ve Bir Milletvekilimiz

Hars (kültür) ve Medeniyet sahibi olan bir millet, mazisini unutmayı, arzu etmez ise, bir müessese-i içtima ye (sosyal) olan lisanının yazısını değiştiremez.  Türkler eski bir Kültüre ve Medeniyete malik olduklarından, eslafın (geçmişlerin) müteaddit (birçok) asırlardır yazdıkları asarın (eserlerin) yazısını terk edemezler.”

Geçenler de bir Milletvekili: ““Kültür devrimi olarak Cumhuriyet bizim alfabemizi, dilimizi, bütün düşünmemizi yok etmiştir” demesi üzerine bazı çevrelerden ve kendi partisinden de tepkiler aldı.

Bu konuyla ilgili olarak, henüz bu devrimlerin yeni yapılmaya başladığı yıllarda İzmir İktisat kongresinde Latin harfleri gündeme gelir. Latin harflerinin kullanılması ile ilgili olarak Prof dr. Avram Galantı şunları söylüyordu:

“ Latin harflerinin kabulü üzerine ve Arap harflerinin terkiyle birlikte (…) Ta’bir-i diğer ile memleketimizde, “müstakil” bir millete yakışan yüksek bir maarif (eğitim) yerine düşmanlarımızın arzu ettikleri bir “müstemleke” maarifi kayım olacaktır.” Avram Galanti’nın söyledikleri oldu mu? Oldu.  Galanti Arap harflerinin zorluğu konusunda şunları söylüyor:

“1-Fransa- Fransız’ca elifba (alfabe), Türkçe munfasıl (ayrı) alfabeden daha zordur. Fransızca İmla hali hazırdaki (1926) Türkçe imladan kolay değildir.

2-İngiltere- İngilizce okuma ve yazma bazı şartlarda Türkçe okuma ve yazma kadar zor ve bazı ahvalde daha da zordur.

3-Japonya- Japonca da harf yazısı yoktur. Japonların yazısı kısmen resim yazısı ve kısmen hece yazısıdır ki kullandığımız yazıdan, çok çok zordur. İlk iki devlet acaba okuma yazma yüzünden ilerleyememişler midir? Ya Japonya ya ne diyelim?”

Avram Galanti, İspanya dan daha gelişmiş olan Japonya’ nın yazısı resim, İspanya’nın yazısı harftir diyor.  “bundan anlaşılıyor ki, terakki (yükselme) mutlak Latin harfleriyle elde edilemez.” Galantinin söylediğinde bir yanlışlık var mı? Latin harflerini alalı nerdeyse yüz yıl oldu hala adamlar bize hakaret edercesine az gelişmiş diyorlar.

Galanti, Falih Rıfkı’ya verdiği bir cevapta da şunları söylüyor: “ Alfabeden dokuz harf atıldıktan sonra Fuzuli, Nefi ve Abdülhak Hamid’i kim anlayacak?” Anlıyor muyuz?! Yüz yıl önce çocukların okuduğu kitapları bugün Profesörler okuyor ve bununla da övünüyorlar. Cehaletle övünen başka bir millet her halde dünya da bulmak zordur bizden başka!

Bugün ki Japon ve Çin lisanlarında harf yoktur, resimler ve hece işaretleri vardır. Galanti, bu alfabelerle birçok ilmi eser yazıldığını söylemektedir. Japoncayla ilgili olarak ayrıca bilgi vermektedir:

30-40 seneden beri Japonya da Latin harflerinin kabulü yönünde bir hareket vardır. Fakat laftın alfabesiyle Japonya da Japonca hiçbir eser basılmamıştır.

Japon mekteplerinde ki öğrenciler, bin muhtelif resim ile, kırk sekiz hece işaretini ezberlemek zorundadırlar.  1500-2000 Muhtelif resimle 48 hece işaretini kullanırlar.  Fakat Japonlar bu zorluğu pek güzel takdir ederler. Fakat bilirler ki Latin harflerini kabul ettiklerinde, kendilerini milletlerine bağlayan bağ çözülecektir.  Çince ve Japonca iki bin sene önce yazılmış eserler vardır.  Ecdadın bu mirası nasıl ihmal olunur? Japon meclisine Latin harflerinin kabulüyle ilgili bir kanun teklifi sunan Milletvekiline, zamanın Japonya (1926) Milli Eğitim Bakanı şu cevabı vermiştir:  “YAZI MESELESİ LİSAN MESELESİDİR. LİSAN İSE, ECDADIMIZIN MİRASIDIR. BU MİRAS MİLLETİN CANIDIR.” Başka bir söze hacet var mı?

Galanti Japonya’nın İstanbul Konsolosuyla yaptığı bir görüşmeyi de şu şekilde anlatıyor: “ (…) Japonya da yazı makinesi (daktilo) olup olmadığını sordum? Bunun üzerine iş odasına gittik, Japonca yazı makinesi (daktilo) bildiğimiz daktilolardan iki kat büyüktü.  Yazı makinesi 48 hece ile, 200 resmi ihtiva ediyordu. Konsolos, “ görüyorsunuz, ne kadar zordur. Fakat ne yapalım, insan milli işlerde fedakârlık yapmalıdır. Lisanımız için böyle müşkülata katlanıyoruz” der.

Bir Japon çocuğu ilkokul da okuma yazmayı öğrenmek için, en az bin muhtelif resim ile 48 heceyi ezberlemek zorundadır.  Bir Japon matbaasının her kasasında ( o zaman dizgi makineleri vardı) 1500-2000 göz bulunmaktadır. Bir Japon yazı makinesinin içinde 248 muhtelif işaret bulunmaktadır.

Türkçe ’den dokuz harf ihraç edilirse, yazı makinesinden dokuz diş kırılmış demektir. Dişleri kırılmış bir makine nasıl işleyemezse, dokuz harfi eksik olan bir lisanın çalışma makinesi de işleyemez.

Biz de bir çocuğun Arap harfleriyle okuma yazma öğrenmesindeki zorluk, Japon çocuklarına göre devede kulaktır.  Aynı mütalaa Türk daktilosu içinde geçerlidir.

1924’ yılında Japonya, Almayandan sonra ve İngiltere den 13800 Fazla kitap ile, Kitap yayımında dünya da ikici olmuştur.

Japonlar 1924 yılında, her türlü gemi yapacak tersanelere sahiptir. Memleketin her tarafı sanayi fabrikalarıyla kuşatılmıştır. Ticaret de dünya ile rekabet ediyorlar.  Üniversiteleri, Avrupa’nın büyük Üniversiteleri kadar önemli çalışmalar yapıyor.

Acaba Japonların bu çetrefilli yazısı yükselmelerine mani olmuş mu? Japonlar yazılarının zorluğunu takdir ederler. Fakat bu zorluktan dolayı yazılarını terk etmemişlerdir.  Ecdatlarının mirası için Japonlar bu zorluğa katlanıyor.  Zaten vatana hizmet etmek demek fedakârlıklara katlanmak demek değil mi?

Prof Galanti, Arap harflerini terk etmemiz ticaret alanımızı da daraltacaktır der. Arp dünyası ve Hindistan’la, Afganistan’la var olan ticari bağlarımız zayıflar. Harf devrimine kadar Mısır da, Hindistan da, Çin’in bir kısmında Türkçe okutulmaktadır okullarda. Düşünün iki milyar bir ülkede dilinizi anlayan insanların olduğunu fazla söze hacet var mı bilmiyorum?

Sayın Milletvekili Haksız mı? Kim saldırıyor sayın vekile? Bizim tarihimiz 1923’de başlar, Peki 20. Yy en büyük kültür devrimcisi olarak anılan MAO’nun ülkesi Çin’de, bizim tarihimiz MAO ile başlar diyen birini duydunuz mu? Zulüm 1453’ başlamıştır diyenler saldırıyor sayın vekile, biz zaten o tarihten kurtulmaya çalışıyoruz diyenler saldırıyorlar.

Çinin o resimlerini, hece kelimelerden oluşan Alfabesini kaldırdın mı Çin’in geçmişi çöpe döner. İşte bizim geçmişimiz de çöpe dönmüştür. Bugün o çöpe attığımız, sattığımız geçmişimizden bir şeyler kurtarmak için yüzlerce insan çalıştırıyoruz. Sokaklar da çöplerden kâğıt toplayanların kravatlı versiyonu.

Mazisini kaybetmiş millet, kendisini tanıyamaz ve kendisini başkalarına da tanıtamaz. Muarızlarımız ve düşmanlarımız, “medeniyete hizmetiniz nedir ?” diye sordukları vakit ne diyeceğiz? Bir milletin medeniyeti, eserlerinin ve vesikalarının şahitliğiyle tespit edilir. Arap harfleri ortadan kalktığı gün mazimiz ortadan kalkar ve Fuat Köprülünün dediği gibi zengin harsımız (kültürümüz) e rağmen kültürsüz bir millet haline geliriz.

Bütün süratle geleceğe bakan Japonya milletine, medeniyetine ve harsına (Kültür) taalluk eden mazisini asla ihmal etmemiştir. Bizse mazimizden kurtulmak için her türlü şarlatanlığı yapıyoruz.

Yükselmek harf değiştirmekle değil çalışmak, çalışmak hem de pek çok çalışmakla mümkün olur.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?