BIST 100
11.333,27 -1,26%
DOLAR
50,0480 0,05%
EURO
56,2846 0,15%
GRAM ALTIN
6.598,92 0,97%
BITCOIN
76.232,00 -4,90%
FAİZ
39,38 -0,61%
GÜMÜŞ GRAM
83,85 -0,25%
GBP/TRY
67,5872 0,22%
EUR/USD
1,1223 -0,04%
BRENT PETROL
96,05 1,60%
ÇEYREK ALTIN
10.789,23 0,97%
Kocaeli Kapalı
Kocaeli hava durumu
7 °

Felakete Sürükleyen Sosyoloji

“Sosyoloji denen ilim insanlığın acılarını dindirmiyorsa bunun adı ilim değildir. Ve onunla iştigal etmek beyhudedir” der Üstad Cemil MERİÇ.   Okuyup geçerken sıradan bir cümle gibi görünen bu ifadenin üzerinde etraflıca düşünüldüğünde ve toplum hayatı biraz daha dikkatlice incelendiğinde ne kadar önemli sıkıntıları içinde sakladığı görülecektir. İnsan hayatını inceleyip dertlerine çare bulacağını sandığımız birçok çalışma kahredici planlar peşinde. Sosyoloji ilminin toplum üzerindeki çalışmaları, anket yapmak, sondaj yapmak, referandum yapmak daha alt birimlerde siyasi partilerde temayül yoklamaları yapmak şeklinde tezahür etmektedir. Yapılan istatistiklerin ve yukarıda saydığımız çalışmaların birçoğu sıkıntılarımıza çözüm bulmak yerine sıkıntılarımızdan nasıl rant devşireceğinin hesabını yapmaktadır. Konuyu biraz açacak olursak; Yapılan çalışmalar toplum içinde yaşayan insanların isteklerini, hayallerini, hayattan beklediklerini, insanın genetik şifrelerini çözmek için yapılmaktadır.   Paradigması(kurucu iradesi) batı düşüncesi ile şekillenen modern hayat insana sıkıntılarını sorarken yerine onun yeni tüketeceği metaları, vasıtaları ne şekilde ve kaç paraya satacağının hesabı içindedir. Bütün bir dünya ekonomiyi elinde bulunduran ve bu ekonomik gücün yanı sıra medyayı kontrol eden bir avuç Kapitalist’in illüzyonu ile sürü halinde hareket ettirilmektedir. Bütün değerler ayaklar altına alınabilmekte yıllardır hiçbir şeye değişilmeyen vazgeçilmez hasletlerimiz, medya gücü ile çok ucuza pazara çıkarılmaktadır. Konuyu daha iyi anlatmak için sanırım şu aşağıda vereceğim örnek açıklayıcı olacaktır. Yüzyılımızın Moğolları ABD 1991 yılında Körfez Savaşını başlatır. Yüz binlerce Müslüman’ın katline sebep olur, koskoca bir ülke ateş içinde, koskoca bir millet kan denizinde yüzerken, bu zalimler kendi güdümündeki medya aracılığı ile dünyanın neresinde çekildiği belli olmayan mazot içine düşmüş bir balıkçıl kuşuna bütün dünyayı ağlatmıştır. Bütün bunlardan anlatmak istediğim düşüncenin önünün tıkandığında insanlığın başına gelecek felaketlerin büyüklüğüdür. Simülasyon yöntemi ile doğruyu yanlış, yanlışı doğru yapıp topluma sunmak çok basittir. Düşünceye, fikre önem verildiği saygı duyulduğu zamanlarda şahlanan bir medeniyetin çocukları Simülasyonun, görüntünün, kameranın emrine girdiği günden beri modernitenin peşinde hurda taşıyan bir vagon misali sürüklenip gitmektedir. Bu sürükleniş böyle nereye kadar sürecek?….

“Sosyoloji denen ilim insanlığın acılarını dindirmiyorsa bunun adı ilim değildir. Ve onunla iştigal etmek beyhudedir” der Üstad Cemil MERİÇ.   Okuyup geçerken sıradan bir cümle gibi görünen bu ifadenin üzerinde etraflıca düşünüldüğünde ve toplum hayatı biraz daha dikkatlice incelendiğinde ne kadar önemli sıkıntıları içinde sakladığı görülecektir. İnsan hayatını inceleyip dertlerine çare bulacağını sandığımız birçok çalışma kahredici […]

İlginizi Çekebilir

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?