BIST 100
13.755,39 -0,14%
DOLAR
47,3791 0,07%
EURO
53,8995 0,10%
GRAM ALTIN
6.144,71 -0,99%
FAİZ
41,93 -0,19%
GÜMÜŞ GRAM
87,39 -1,76%
BITCOIN
63.351,00 -2,40%
GBP/TRY
63,0410 0,14%
EUR/USD
1,1369 0,00%
BRENT
86,65 -1,94%
ÇEYREK ALTIN
10.046,60 -0,99%
Kocaeli Açık
Kocaeli hava durumu
28 °

Dindar İş Adamları Dünya İle Ahiret Arasında Nasıl İlişki Kuruyor ?

yedi kıtada köşe - 1

Bizim Anadolu işadamlarımız arasında tefecilik yapan olmaz mı? Olur! Beş vakit namazında niyazındadır. Hacca gidip sünneti şerif üzere sakal bırakmışlardır da faiz almaz mı? Alır! İçlerinde tefecilikte ün yapmışlar vardır. Konya da bunların en namlılarında biri alttan alta Erbakan’ı destekliyormuş. Hacı, (ismi lazım değil) Hocayı tutuyor dediler.

Bizim dindar işadamlarımız dünya ile ahiret arasında pratik bir vaziyet almışlardır.

Yürekleri açıkça yüz liraya yüz lira faiz istemeye el vermeyenler, koyun karnında kuzu satın alırlar. Kıştan yüzlüğü bastırırlar Güz mevsiminde iyice yetişmiş serpilmiş, koyun olmaya dönüşmüş kuzuyu 175. 200’e satıp kârı ceplerine indirirler. İşin faizcilikten –haramdan- kurtarılıp alış- veriş (ticaret)e çevrilmesinde türlü oyun becerirler.
Aslında çoğu bugün büyükşehirde dümenini kurmuş komprador – Mason iş adamlarının fırsatını yakalasalar, kimsenin gözünün yaşına bakmazlar. Ticaretin dini İmanı yoktur.
Elindeki metaı aldığından daha yüksek fiyata satarak kazanç sağlamak dinen caiz ise, parayı da yüksek fiyatla satmayı kitabına uydura bilirsin. Ve bakarsın ki, Konya’nın en büyük faizcisi, aynı zamanlarda en Müslüman adamlardan biri sayılıyor. Ve kalkıp, dini bütün Erbakan’ın yanında yer alıyor.
Ekmek Üzerine Oyunlar.
Karışık işler bunlar. Erbakan bu maya ile nasıl bir hamur tutmak istiyor? Bugünkü fırsat kollayan sülük gibi kan emen ticaret ve sanayi anlayışının ufak ve orta boylu örnekleriyle dolu bir Anadolu piyasası, Erbakan, gerçekten dürüst, içinde yaşadığı toplumu düşünen, bütün vatanın ve topyekûn milletin kalkınmasını isteyen bir ekonomi felsefesini yeşertmek isteyen adam mıdır? Böyle ise başarısı ne olacaktır.
Bunları düşünürken hızlı bir AP’li, şimdi hocanın yanında pervane kesilmiş bir Konyalı işadamı bana buğday ve değirmenler meselesini açtı.
Özetle Şunları Söyledi:
İktidar, buğday yetiştiren köylüyü, buğdayı alıp satan tüccarı, onu öğüten Anadolu değirmencisini, bu undan ekmek yapıp yiyen şehirler halkını filan düşünmüyor; halkın en baş gıdası üzerinde oyunlar çeviren bir avuç kurnazla işbirliği yapıyor. Gazetelere haber uçuruyor bu kurnazlar. Bu yıl rekolte az hükümet 850 bin ton buğday ithal edecek diye. Sizi gidi insafsızlar ne çabukta öğrendiniz rekoltenin yetmeyeceğini. ? Öğrendikleri falan yok maksatları ortalığı karıştırmak. Ofise yanlış politika takip ettirip alımları en aza indiriyorlar. Ofis az buğday alınca da rekolte düşüktür deniyor. Oysa büyük tüccarların ve Anadolu fabrikalarının elinde bol mal var, ama bilen kim İstanbul’daki, İzmir’de ki bir avuç büyük değirmenci yürütüyor bütün bu oyunları. Amerika’dan buğday getirilsin ki iç piyasa ölsün. Unun çuvalından 18- 20 lira kazansınlar. Daima Anadolu değirmencilerinden daha imtiyazlı bu adamlar. Ofis, istihsal bölgelerimden ayaklarına kadar taşıyor. Buğdayı da kg başına 7-8 kuruş masrafı da devlet kendi cebinden ödüyor. Serbest piyasaymış. Şehirler halkının ekmek fiyatı artırılmayacakmış! Hükümet bilmez mi bu oyunları? Başbakan bilmez mi? Bilmezlerse öğrensinler deyip şu telgrafı çektik Demirel’e

Başbakan’a Telgraf

Bütün Anadolu, fabrikacı, müstahsil ve tüccardaki stok miktarları tespit edilirse ithal lüzumsuzluğu kendinden ortaya çıkar. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin serbest piyasa adı altında yapmış oldukları satış aslında bir hizmet değil. Ofis stoklarını çarçur etmektir. Her yıl ofisin sakat politikası yüzünden milyonlarca liralık döviz heba edilirken ofis zararları devlete tahmil edilmektedir. Ofis hizmeti ise İzmir’in, İstanbul’un 15-20 fabrikasına kar temin etme hedefini göstermektedir.
Ticaret Bakanlığı ve Ofisin meşru olmayan tutumlarına son vermesini ve bu teşkilatı sömürenlere mani olmanızı diler, hürmet ve saygılarımız arz ederiz.
Konya Hububat ve Bakliyatçılar Derneği
Başkanlığı.
Demek ki bir etki var. Erbakan kendi safına çektiği bir Adalet partili iş adamları grubu, kendi partilerine karşı sert bir tepki gösterme ihtiyacın duyura biliyor.

Ne Niyetle İstersen.
Bu işadamlarından bir bana:
-Erbakan modern bir resme benziyor, dedi. Necmeddin Bey gibi kılas bir adamın nonfiguratıf bir resme benzetilişindeki espriyi birden bire anlayamadım:
-Ne gibi?
-Herkes onda kendi düşündüğü gibi bir renk, bir zevk, bir hayal buluyor da…
-siz mesela ne buluyorsunuz?
-Sol görüşlerin etkisi bütün dünyaya yayılıyor. Her şeyin İstanbul’a, İzmir’e büyük merkezlere yapılması bizi patlar hale getirmiştir. Biz de sanayiden refahtan payımızı almak isteriz.
- Yani Erbakan’ın şahsında bu işin adamını mı görüyorsunuz?
-Evet, görüyoruz, Erbakan birleştirici ve ıslahatçı bir adam. Bilgisi de var. Bizim psikolojimizi okşuyor ve düşüncemize uyuyor. İlk işimiz onu meclise sokmak.
-Bu arada sizi partiden atarlarsa?
-Göbeğimizden bağlanmadık ya? Biz inandığımız adamları başımızda görmek isteriz.
-Demirel?
-Bizim adamımız değil artık.
Ve işte, Konya da, Erbakan’ın karargahından size bir rapor. Hali keyfiyet böyle böyle, iyi olur inşallah.
Sadun TANJU Cumhuriyet Gazetesi, 25- 30 Eylül 1969 .

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?