

Siyasi süslemelere, klişe söylemlere girmeyeceğim. Sadece gözlemlerimi, hissettiklerimi ve sokaktaki vatandaşın konuştuğu gerçekleri paylaşacağım. Çünkü yıllardır bu ilçede “belediyecilik” denilen şey, birkaç tabela ve kaldırım taşından ibaretti. Sertif Gökçe sadece bir belediye başkanı değil; Derince’ye yeniden umut olan bir figür oldu.
Sözün Ötesinde Bir Hizmet Dönemi
Sertif Başkan, 16 dakikalık bir video ile başladı sunumuna. Kısa ama dolu dolu… Göz boyamak için değil, gerçekten yapılmış işlerdi. Laf değil, iş üretilmişti.
“Mağdur edebiyatı yapmayacağız.” dediği an, not defterimi kapattım. Bu cümle başlı başına bir duruştu. “Her ay gelirimizin belli bir kısmı Büyükşehir’e gidiyor, biz de bu kadar hizmeti geri istiyoruz.” sözleri ise taş gibi bir mesajdı. Ne polemiğe girdi ne de şikâyet etti. İlkesel ve net bir tavır ortaya koydu.
Belediyeciliğe bakış açısını anlatan bir başka küçük ama anlamlı detayı da şu sözlerle paylaştı:
“İl başkanım, milletvekillerim geldiğinde Yelken Kafe’de yemek yiyoruz; her seferinde hesabı ödemek için adeta güreşiyoruz.”
Bu sadece esprili bir cümle değil. Aynı zamanda belediye bütçesine, halkın parasına duyulan saygının küçük ama anlamlı bir göstergesi. Gösteriş yok, israf yok. Samimiyet ve hesap verebilirlik var.
Bir cümlesi daha vardı:
“Beni tanıyan tanıyor. Ben pes etmem, mücadele ederim.”
Tonundaki kararlılık dikkat çekiciydi. Engeller yaşamış olabilir ama mücadele etmekten vazgeçmemiş. Derince’nin de tam olarak böyle bir karaktere ihtiyacı vardı.
Marmara’nın İncisi Olma Yolunda
Sertif Gökçe, “Geçmişte yapılan projeleri küçümsemiyoruz, biz binaların içini doldurduk.” dedi. Bu tespit çok yerinde. Binalar hep vardı ama içinde hayat yoktu. Şimdi konser var, üretim var, kültür var. Derince’ye artık İzmit’ten, Karamürsel’den insanlar geliyor. Başkanın ifadesiyle, “Derinceliler ilçeyi artık otel gibi kullanmıyor.”
“Ben belediyecilik nasıl yapılır onlara öğretmek, Derince’ye hizmet etmek için geldim.”
Bu, lafla değil, icraatla konuşan bir belediyeciliğin ifadesi.
Derince’de Artık Ayran Var, Üretim Var, Umut Var
Çenesuyu artık sadece su değil, ayran da üretiyor. Bize ikram ettiler; içtiğimiz kapalı ayranlar arasında en iyilerindendi. Üstelik bu bir yerel marka. Bu da ayrana olan sevgimize sevgi katıyor.
Ancak burada bir sitemi dile getirmem gerekiyor.
Geçmişte, AK Partili belediye döneminde, Çenesuyu sadece Derince’de değil, tüm Kocaeli’de kamunun ortak tercihi haline gelmişti. Belediyeler, kamu kurumları bu yerli markayı destekliyordu. Şimdi ise Derince Belediyesi CHP’ye geçince bazı makamların masalarında başka şehirlerden sular yer almaya başladı.
Soruyorum:
Derdimiz siyasi rozetler mi, yoksa bu şehre ait değerlere sahip çıkmak mı?
Çenesuyu aynı Çenesuyu. Belediye değişti diye Kocaeli’nin markasına sırt dönmek, vicdanen ve yerel kalkınma açısından doğru mu?
Bu sadece su ya da ayran meselesi değil. Derince Belediyesi bugün peynirden süte, birçok kalemde üretim yapıyor. Soruyu genişletelim:
Kocaeli, kendi ürettiklerine sahip çıkacak mı? Yoksa başka şehirlerin AK PARTİLİ şehirlerin ürünleri kamu binalarında boy göstermeye devam mı edecek?
Göreceğiz.
Köylü Kazandı, Derince Üretti
Bir detay beni derinden etkiledi: Sertif Başkan göreve geldiğinde süt toplanmıyormuş, üretici çaresizliğe itilmiş. Hatta bazı inekler kesilmek üzereymiş. Bugün ise 1 ton olan üretim 4 tona çıkmış, hedef 10 ton. Süt, piyasadan 2 lira daha fazlasına alınıyor. Ayrıca kurulan üretim tesisinde 18 Derinceli istihdam edilmiş.
Yani mesele sadece süt değil; bu, ekmek, üretim ve onur meselesi.
Çöpünü Ayrıştır, Tabletini Al
Belediyenin dikkat çeken projelerinden biri de sıfır atık ve ödül puanı sistemi. Evindeki çöpü ayrıştıran her vatandaş, biriken puanlarla su ısıtıcısından tablete kadar ürünler alabiliyor. Bu sadece çevreci bir yaklaşım değil; halkla birlikte yürüyen, katılımcı bir belediyecilik anlayışı. Geri dönüşümden çıkan değeri halka geri veriyorsun. Daha adil bir sistem olabilir mi?
Sonuç: Derince Uyandı
Bu ilçede uzun zaman sonra ilk kez bir başkan bu denli çalışıyor, üretiyor, hesap veriyor. Kimseyi suçlamıyor, kimseyi hedef almıyor. Sadece işini yapıyor.
Belediyecilik dediğimiz şey tam da budur.
Derince’de taş üstüne taş koyan herkesin emeğine sağlık.

