
Üniversiteden mezun olduğumda ben de birçok genç gibi iş arıyordum. Bir mali müşavirin yanında çalışma fırsatı buldum. Stajımı başlatacaktım, mesleği öğrenecektim, geleceğime yatırım yapacaktım. Ancak aldığım ücret asgari ücretin bile altındaydı.
Çevremdeki birçok insan bu durumu yadırgadı. “Onca yıl üniversite okudun, bu maaşa nasıl çalışırsın?” diyenler oldu. Fakat onların baktığı yer ile benim baktığım yer aynı değildi. Onlar bugünü görüyordu, ben ise yarını.
O gün yüksek maaşı değil, mesleği öğrenmeyi tercih ettim. Çünkü biliyordum ki insanın asıl sermayesi cebindeki para değil, kafasındaki bilgi, tecrübe ve birikimdir.
Yıllar geçti. Stajımı tamamladım, sınavları verdim, ruhsatımı aldım. Sonra kendi işimi kurdum. Elbette her şey güllük gülistanlık değildi. Riskler vardı, borçlar vardı, uykusuz geceler vardı. Bazen iş oldu, bazen olmadı. Ama mücadeleden vazgeçmedim.
Bugün geriye dönüp baktığımda şunu çok net görüyorum: O gün düşük ücreti kabul etmeseydim, bugün sahip olduğum bilgiye, tecrübeye ve mesleki birikime de sahip olamayacaktım.
Ne yazık ki günümüzde birçok insan kısa yoldan zengin olmanın peşinde. Sosyal medya, insanların gözünü kolay para hikâyeleriyle boyuyor. Bir gecede zengin olma hayalleri kuruluyor. Oysa hayatın da, başarının da bir fıtratı vardır.
Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz şöyle buyuruyor:
“İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm Suresi, 39)
Peygamber Efendimiz (sav) de şöyle buyurmuştur:
“Hiç kimse, elinin emeğinden daha hayırlı bir lokma yememiştir.” (Buhârî)
İslam’ın ortaya koyduğu ölçü son derece açıktır. Emek olmadan başarı olmaz. Gayret olmadan netice alınmaz. Sabır olmadan meyve toplanmaz.
Bugün başarılı gördüğünüz insanların büyük çoğunluğunun arkasında yıllarca süren mücadele, fedakârlık ve sabır vardır. Ancak insanlar sonucu görüyor, o sonucun arkasındaki alın terini görmüyor.
Bir tohum toprağa düştüğü gün meyve vermez. Önce kök salar, sonra filizlenir, büyür ve yıllar sonra meyve verir. İnsan hayatı da böyledir.
Maalesef çağımızın en büyük hastalıklarından biri de sabırsızlıktır. Herkes hemen kazanmak, hemen yükselmek, hemen zengin olmak istiyor. Oysa hayat, bedel ödeyenlere kapılarını açar. Hiç kimse emek vermeden başarıya ulaşamaz.
Bu yüzden gençlere tavsiyem şudur:
İlk adımda büyük kazançların peşinden koşmayın. Önce öğrenmeye, gelişmeye ve kendinizi yetiştirmeye odaklanın. Azı görmeden çoğa ulaşamazsınız. Küçük adımları küçümseyenler büyük hedeflere ulaşamaz.
Nasibinizi arayın, çalışın, üretin, sabredin ve dua edin. Çünkü başarı tesadüf değildir. Başarı; emek, sabır ve istikrarın neticesidir.
Unutmayın; kısa yoldan gelen başarılar kısa sürer. Kalıcı başarı ise alın teriyle inşa edilir.
Bugün bulunduğunuz noktadan memnun olmayabilirsiniz. Ancak dürüstçe çalışıyor, kendinizi geliştiriyor ve mücadeleden vazgeçmiyorsanız bilin ki attığınız hiçbir adım boşa gitmeyecektir.
Çünkü Allah, çalışanın emeğini zayi etmez.
Enver Erdal
Mali Müşavir

Yazınızın bir öğüt ve nasihat olarak aldık ve kabul ettik Enver bey. Çalışma hayatına yeni adım atan kardeşlerimizin de istifade etmesi amacıyla paylaşıyorum.