
LADY GAGA GENÇLİĞİ
Lady Gaga gençliği kendi zihniyeti doğrultusunda bir açıklama yaparak, bizim ahlak anlayışımızı kınama ihtiyacı duymuştur.
Bunların dedeleri olan tek parti döneminin iktidarı ABD muhabbet tellâllığına soyunmamış mıdır? İşte o partinin günümüzdeki uzantısı da bu açıklamayı destekliyor ve Diyanet'i nefret dili kullanmakla suçluyor.
Bunların dedeleri 5 Nisan 1946'da bakın Amerikan denizcilerini nerelerde ağırlamıştır. Onun için bu tavırları çok da yadırganmamalıdır.
ABD'nin cinsî sapık askerlerini karşılamak için, Türkiye’nin birçok noktasında genelevlerdeki güzel kadınların İstanbul’daki genelevlere taşınması emredilir. İstanbul’daki genelevlerde kadınlar, valiliğin oluşturduğu doktorlar heyeti tarafından sağlık taramalarından geçirilmiş, kadınlara ABD denizcilerini yeni elbiselerle karşılaması yönünde uyarı yapılmıştı. ABD Missouri Zırhlısı İstanbul’dan ayrılana kadar genelevlere ve Beyoğlu'ndaki gece kulüplerine Türkler alınmamış ve Vali tarafından Amerikalılar dışında kimsenin alınmaması yönünde emir verilmiş, beyaza boyanmış kerhane duvarlarının üzerine İngilizce “Hoş geldin denizci” yazılmıştı. Sokaklarda muhabbet tellalı kadınlar da "Hoş geldin denizci" yazılarını yakalarına takıp ABD'lilere peşkeş çekilmiştir. İşte bu GAGA gençliği de o muhabbet tellâllarının torunları olduğundan kendilerinden başka da bir şey beklememek gerekir.
Diyanet İşleri Başkanımızın haklı uyarılarına karşı çıkan ve suç duyurusunda bulunanlar, kendi yapılarına uygun GAGA'ca bir eylem yapmışlardır.
Biz buna tepki gösteriyoruz ve sosyal medyada onları lanetliyoruz.
Sağolsun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da onlar hakkında soruşturma başlattığını duyurdu.
İslama karşı olan bu GAGA'cı densizlere karşı, derneklerimizin kurumsal açıklama yaparak tepki göstermesi gerekir.
Ancak, bu girişimin iç gündemimizi değiştirme ve bizi manipüle etme amaçlı olarak yapıldığı da düşünülmelidir . Bugüne kadar bir çok camide imamlarımız bu konuda vaaz etti, hutbe okudu. Bugün bu gündem nedir? İlginç!..
Olayın bizi vuran tarafı ise, 'İstanbul Sözleşmesi' diye anılan sözleşmenin, ülkemizde yürürlüğe konulması ve adının İstanbul ile anılmasıdır. Bu sözleşme Keriman Halis'in Avrupa güzelllik kraliçesi seçilmesine benziyor.Ahlaksızlığa dayanak olarak kullanılan bu sözleşmeden ülke olarak çekilmemiz için Reisimiz, gereğini yaparak bizi bu yükten kurtarmalıdır.
Diyanet İşleri Başkanımızı destekliyoruz.
İstanbul sözleşmesi'ni prostesto edenlere kızanlar için ibn Hazmin şu sözünü hatırlatmak isterim:
"Gerçeğe öfke duyanın kederi uzun sürer"...
