BIST 100
14.265,74 -1,39%
DOLAR
48,6226 0,21%
EURO
56,1376 -0,36%
GRAM ALTIN
6.742,28 -0,63%
BITCOIN
77.702,00 0,50%
FAİZ
39,89 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
98,98 -1,68%
GBP/TRY
65,6089 -0,16%
EUR/USD
1,1537 -0,53%
BRENT PETROL
104,75 2,94%
ÇEYREK ALTIN
11.020,30 -0,66%
Kocaeli Parçalı Az Bulutlu
Kocaeli hava durumu
20 °

– ÖZBEKİSTAN; 1453’DEN 2023’E GİDEN MEDENİYETİN BAŞLANGIÇ NOKTASI –

– ÖZBEKİSTAN; 1453’DEN 2023’E GİDEN MEDENİYETİN BAŞLANGIÇ NOKTASI –

Geçen hafta İspanya ile ilgili bir yazı yazmıştım. Bu haftaki yazımızın konusu da doğudan bir ülke, Özbekistan.

 

  Bizden daha çok Avrupalıların ziyaret ettiği bir ülke. 2013 yılında Özbekistan’a bir gezi yapmıştık. Biz oradayken gezi olayları patlak vermişti. 29 Mayıs 2013, Atatürk Kültür Merkezi yapılmasın diyen solcular bu sefer de yıkılmasın diye eylem yapıyorlardı. "Zulüm 1453’te başladı" diye duvarlara yazılar yazıyorlardı. Şimdilerde de İzmir’de İyonya Devleti kurmaya çalışıyorlar. Solun namusunu başka bir yazımızda işleyeceğiz.

Benim doğuda gittiğim Güney Kore dışındaki tek ülke Özbekistan oldu. İşte '1453'te başladı zulüm' diyenlerin gidip ilham kaynakları olan zalim diktatörlerin zulmün nasıl yapıldığını görmeleri gereken ülkelerden birisidir Özbekistan.

 

  İstanbul’dan dört saatlik bir uçak yolculuğundan sonra Taşkent’e indiğimizde, bizi çok ilkel bir havaalanı karşıladı. Herşeyin birbirine karıştığı, düzensiz bir havaalanı. Ülkelerin havaalanları o ülkenin aynadaki görülen ilk yüzüdür. Taşkent Havaalanı ve Suriye’nin Şam Havaalanları birbirlerinin benzerleri yerlerdi. Temizlik ve hizmet kalitesi çok zayıftı her ikisinde de.

Özbekistanda resmi daireler, hastaneler de dahil temizlik yönünden çok zayıflar. Fakat iki nehrin arası olmasına rağmen susuz bir ülke olan Özbekistan’ın dini müesseseleri ve halkın kullandığı alanlar oldukça temizdir. Havaalanının WC’sini gördükten sonra, ilk uğradığımız türbenin lavabolarının nasıl olduğunu düşünmek bile istemiyordum. Fakat türbenin lavabolarının çok temiz olduğunu gördüm.  Nakşibendi tarikatının kurucusu Bahaeddin Nakşibendi'nin tekkesine uğradığımızda tekkenin temizliği için özel bir havuzun var olduğunu gördüm. Tekke son derece temizdi. 

 

  Taşkent’ten Buhara’ya uçakla gittik. Buhara çok güzel bir şehir, bir medeniyetin kendini gösterdiği, mabetlerin, medreselerin, tarihî değere haiz yapıların var olduğu bir yer. Önce Cengiz Han tarafından tahrip edilmiş, 19 ve 20. yüzyıllarda da Ruslar tarafından tahrip edilmiş, yıkılmış bir şehir. Cengiz Han Buhara’yı kuşatıp da alamayınca, şehrin idarecilerine haber gönderir, "silahlarınızı bırakıp teslim olursanız sizlere dokunmayacağız" der. Şehirdekiler ikiye bölünür: teslim olalım, şehir tahrip edilmesin diyenler ve hiçbir surette teslim olmayıp şahadeti göze alanlar. Neticede, savaşmadan teslim olalım diyenlere Cengiz haber gönderir: bizimle birlikte teslim olmayanlara karşı savaşırsanız, şehri size teslim edeceğiz, der. Şehir düşer ve Cengiz meşhur sözünü söyler: “kendi kardeşlerine ihanet edenlerden bize ne fayda gelir?.. Vurun bunların başını! ” der. Hainliğin bedelini ağır öderler, güce tapıp rahatlarının bozulmasını istemeyenler. Aynı ihaneti yıllar sonra Ruslarla birlikte olup Enver Paşa'ya karşı işleyeceklerdi. 

Buhara’da medreseler açık ve Hanefi Mezhebi kaynakları ile Maturidiye'nin kaynak kitapları okunmakta. Camiler de açık fakat camiye giden özellikle gençler fişlenmekteler. Biz gittiğimizde minarelerden ezan okunması yasaktı. Başlarında Stalinin yetiştirmesi İslam Kerimof vardı. 

 

  Ülkedeki, Rusların depo olarak kullandığı mabetlerin ve medreselerin bir kısmı müze olarak açılmış. Ünlü Uluğbey Medresesi restoran olarak hizmet vermekte. Bu bina bugün bile bir üniversite kurulacak kadar geniş bir bina. Camiler ve bizim alışık olmadığımız, camilerden ayrı minareler, bir medeniyetin izlerini taşıyor.

 

  Taşkent’te bir Nakşibendi’nin hocalarından birinin türbesini ziyaret ettik. Türbede bulunan bekçi (türbedar diyelim) bizi görünce Kur’an okumaya başladı ve herkes de bahşiş verdi kendisine, almam demedi. Ayrıca bir de yardım sandığı var türbede. Bu sandıkta biriken para ile bu kişilere maaş veriliyor ve türbenin diğer hizmetleri yapılıyor.

 

  Oradan ayrılıp yolda giderken bir camide namaz kıldık. Caminin abdesthanesi son derece temizdi. Tuvaleti temizleyen adama para verdim. Almadı, şurada kutu var oraya at, biz bura da maaşla çalışıyoruz maşımız da bu kutuda biriken paralardan veriliyor dedi. Hayret ettim, Türbedar bu adamdan çok daha fazla maaş alıyordur diye düşünüyorum. Ama hayır kutusuna atılması gereken paraların kendisine verilmesinde bir sakınca görmüyor. Fakat tuvaletin bekçisi parayı hayır kutusuna at, bana verme diyor. Demek ki türbenin kapısında durmak marifet değilmiş. 

 

  İmam Buhari'nin kabrini ziyaret ettik. Çok güzel bir yerde, arkasında güzel bir camisi de var. Kur’an’dan sonra İslam dininin ikinci kaynağı olarak bilinen hadis kitabını toplayıp yazan alim. Mezarı bir mezbelelikmiş. Komünizm yıkıldıktan sonra Rusya'ya resmî görüşmelere giden bir Arap prensi tarafından yaptırılmış. 

 

  İtikat daki mezhep imamımız İmam Maturidi’nin kabri de Semerkant'ta, yine başka bir hadis alimi Deylemi’nin kabri de orada, Timur’un kabri de orada. Ben buraları gezemedim. Semerkant’a geldiğimizde hastalanmıştım mide kanaması geçirmiştim ve hastaneye yattım. Böyle ilkel bir hastaneyle karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim. Karyolaları bizim 1960’lı yıllarda kullandığımız karyolalardan, pamuk ülkesine yakışmayan yataklar. Hepsinden öte; hastanenin suyu akmıyor, tuvaleti yok. 

Diyeceksiniz ki nasıl insanlar ihtiyaçlarını görüyorlar? Büyük bir oda, kapısı penceresi açık, ortasında alaturka bir tuvalet taşı, bir bidon su ve ibrikler. Ben tuvaletin kapısına bir adam diktim birisi gelmesin dedim ben içerde iken. 

 

  Ama her şeye rağmen, Avrupa'dan önce gençlerimizin gezip görmesi gereken bir ülke olduğuna inanıyorum. 1453’ün ve 2023’ün başlangıç noktası olan, Stalin tarafından bölünüp parçalanmış, bir medeniyetin beşiği: Türkmenistan diye bilinen toprakların bir parçası Özbekistan.  


  'Zulüm 1453’te başladı' diyen ve ülkenin batısında İyonya, doğusunda Marksist, Leninist bir devlet kurmak isteyen sözde medenîlerin, Lenin’in, Stalin’in, Mao’nun, Tito’nun tilmizleri olan bu hainlerin zulüm medeniyetine karşı nasıl bir medeniyet kurulduğunu görmek için, öncelikle ziyaret etmemiz ve ihanetler neticesinde koca bir medeniyetin nasıl yıkıldığını görmek için ziyaret edilmesi gereken bir ülke olarak düşünüyorum Özbekistan’ı.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?