
• Sizce bugün anne ve babaların çocuk yetiştirirken yaptığı en büyük hata nedir?
Sağlıklı sınırlar koymamak ve çocuğu adeta evin patronu hâline getirmek. Oysa çocukların erken yaşlardan itibaren "hayır" kelimesini duymaya ve sınırlarla karşılaşmaya ihtiyaçları vardır. Bu sınırlar, onların sağlıklı kişilik gelişimi açısından oldukça önemlidir.
• Çocuklarda özgüven eksikliğinin en önemli nedeni sizce nedir?
Çocuğun etrafındaki yetişkinlerin ona gereğinden fazla hizmet etmesi, ebeveynlerin sürekli eleştirip takdir etmekte cimri davranması ve özellikle hemcins ebeveyni tarafından yeterince desteklenip cesaretlendirilmemesi, özgüven gelişimini olumsuz etkileyen başlıca etkenlerdir.
• Bir çocuğun psikolojik olarak yardım alması gerektiğini gösteren ilk belirtiler nelerdir?
Herhangi bir davranış bozukluğu bir aydan uzun süredir devam ediyor, sık sık tekrarlanıyor ve anne-babanın düzeltmek için gösterdiği çabalara rağmen değişmiyorsa mutlaka bir uzmandan destek alınmalıdır.
• Çocuklara telefon kaç yaşında verilmeli? Dijital cihaz kullanımı konusunda ailelere önerileriniz nelerdir?
Çocukların ekranla tanışma yaşı konusunda teknolojiyle iç içe olan ülkelerde tam bir görüş birliği bulunmuyor. Bazı uzmanlar 18 ayı, bazıları ise en az 2 yaşını öneriyor. Hatta en güvenli yaklaşımın 3 yaşına kadar beklemek olduğunu savunan uzmanlar da var.
Bu farklı görüşleri dengelediğimizde şunu söyleyebiliriz: Gelişimi normal seyreden bir çocuğun 2 yaşından sonra ekranla tanışmasında, belirli şartlar sağlanıyorsa sakınca yoktur. Dil gelişimi iyi gidiyorsa, sosyal becerilerinde herhangi bir gerilik yoksa ve ekran dışındaki zamanını nitelikli geçiriyorsa ebeveyn denetiminde ekran kullanabilir.
Ancak çocuğun kendisine ait bir dijital cihaza sahip olması konusunda acele edilmemelidir. İradeli ve güvenli teknoloji kullanımı yetişkinler için bile zorken, çocuklar için çok daha güçtür. Bu nedenle mümkün olduğunca lise dönemine kadar akıllı telefon alınmamasını öneriyorum. Bu süreçte evin ortak dijital cihazlarının kullanılması, gerekirse akıllı saat ya da tuşlu telefon tercih edilmesi daha sağlıklı olacaktır.
• "Telefon mu daha zararlı, ilgisiz anne-baba mı?" sorusuna cevabınız ne olur?
Aslında bu soruya cevap vermek için uzman olmaya gerek yok. Herkes bilir ki ilgisiz anne ve babayla büyüyen bir çocuk yalnızca telefonun oluşturabileceği risklere değil, hayatın birçok tehlikesine karşı da daha savunmasızdır.
Çocuğunu denetleyen, ona yol gösteren ve gerektiğinde sınır koyan ebeveynlere sahip çocuklar ise zararlı olabilecek her türlü etkene karşı daha güçlü durabilir.
• Son yıllarda LGBT konusu özellikle gençler arasında daha görünür hâle geldi. Bir psikolog olarak bu konuda ailelere yaklaşımınız nedir?
En temelde, daha bebeklik döneminden itibaren çocuk ile anne ve baba arasındaki ilişkinin güçlü kurulmasını ve güvenli bağlanmanın desteklenmesini tavsiye ediyoruz. Sağlıklı cinsel kimlik gelişiminin bu bağlarla yakından ilişkili olduğunu düşünüyoruz.
Ayrıca çocukların bu konuyla ilgili farklı görüş ve içeriklerle karşılaşmadan önce aileleri tarafından yaşlarına uygun şekilde bilgilendirilmeleri önemlidir. Yaklaşık 7. sınıf döneminde, çocukların merak ettikleri konular aile içinde açık ve anlaşılır bir şekilde konuşulmalı, belirsizlikler giderilmelidir. Böylece farklı görüş ve içeriklerle karşılaştıklarında daha bilinçli değerlendirme yapabilirler.
• Kimlik arayışı yaşayan bir ergene ailesi nasıl yaklaşmalı?
Aileler tepkisel ve dışlayıcı olmamalıdır. Ergen sağlıksız olduğunu düşündükleri bir kimlik arayışı içinde olsa bile, "Biz bunu onaylamasak da seni seviyoruz. Sen bizim evladımızsın." mesajını mutlaka vermelidir.
Ardından süreci daha sağlıklı yönetebilmesi için alanında uzman bir psikolog veya ruh sağlığı uzmanından destek alınması faydalı olacaktır.
• Bir çocuğun yardım çığlığı attığını nasıl anlarız?
Her çocukta belirtiler farklı olabilir. Ancak genel olarak şu işaretler dikkatle takip edilmelidir:
- Kendi içine tamamen kapanması ve ailesiyle ortak zaman geçirmek istememesi,
- Gerçek hayatta arkadaşlık kuramayıp yalnızca sanal arkadaşlıklarla vakit geçirmesi,
- Sürekli kendisini aşağılaması, değersiz hissettiğini ifade etmesi,
- Kendisine zarar verme davranışları göstermesi (kesme, yakma vb.),
- Ders başarısında ani düşüş yaşanması,
- Uyku ve yeme düzeninde belirgin bozulmalar görülmesi.
• Aileler hangi yaşta "Artık geç kaldık." diyor? Sizce çocuk eğitimi ve iletişimi için gerçekten geç kalınan bir dönem var mı?
Elbette ne kadar erken başlanırsa o kadar iyidir. Ancak hiçbir yaş dönemi için tamamen umutsuz olmak doğru değildir.
Okul öncesinde yapılan iletişim hataları ilkokul döneminde telafi edilebilir. Çocukluk dönemindeki birçok eksiklik ise ergenlikte doğru yaklaşımlarla büyük ölçüde giderilebilir. Önemli olan, değişim için çaba göstermeye istekli olmaktır.
• Son olarak, Türkiye'deki ailelere vermek istediğiniz en önemli tavsiye nedir?
Günümüzün hızla değişen dünyasında çocuklarımızın biyolojik cinsiyetlerine uygun kimlik gelişimlerini desteklemeye özen göstermelerini tavsiye ediyorum. Bunun yanında çocukların en temel ihtiyacı olan sevgiyi, ilgiyi ve güven duygusunu onlara bolca vermeleri gerektiğini düşünüyorum .
Sevgiyle büyüyen, sınırları olan ve ailesiyle güçlü bağ kurabilen çocuklar, hayatın karşısına çıkardığı zorluklarla çok daha sağlıklı şekilde mücadele edebilir .
Psk. : Handan Coşkun
Röportaj: Enes Doğaner
