
Bu hadis çoğu zaman sadece ibadet eden veya etmeyen arkadaşlar üzerinden okunur. Oysa hadis, insan hayatının tamamını kuşatan büyük bir hakikati haber vermektedir.
Çünkü insan sadece arkadaşının dininden etkilenmez; ahlakından, hedeflerinden, vizyonundan, çalışma disiplininden, hayata bakışından ve hatta korkularından bile etkilenir.
Bugün bir insanın çevresine bakın, yarın nerede olacağını büyük ölçüde tahmin edebilirsiniz.
Sürekli şikâyet edenlerin arasında bulunan kişi zamanla şikâyet etmeyi öğrenir.
Başarısızlığı kader olarak görenlerin yanında bulunan kişi mücadele etmeyi bırakır.
Üretmeyenlerin arasında bulunan kişi hayal kuramaz.
İlim meclislerinden uzak duran kişi düşünemez.
Vizyonsuz insanların arasında bulunan kişi büyük hedefler koyamaz.
Çünkü insan farkında olmadan bulunduğu ortamın rengini alır.
Dost Seçmek Aslında Kader Seçmektir
Kur’an-ı Kerim’de Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:
“O gün dostlar birbirine düşman olacaktır. Ancak Allah’a karşı gelmekten sakınanlar müstesna.”
(Zuhruf Suresi, 67)
Dünyada kurulan birçok dostluk menfaat üzerine kuruludur. Makam bitince dostluk biter. Para bitince muhabbet biter. Çıkar bitince kardeşlik biter.
Ancak Allah için kurulan dostluklar ebedidir.
Bu yüzden İslam, insanın sadece ne yaptığına değil, kimlerle beraber olduğuna da önem verir.
Çünkü insan zamanla dostlarına benzer.
Onların konuştuğu gibi konuşur.
Onların baktığı gibi bakar.
Onların değer verdiği şeylere değer verir.
Sosyal Medya da Bir Dost Meclisidir
Eskiden insan sadece oturduğu arkadaş çevresinden etkilenirdi.
Bugün ise cebimizde taşıdığımız telefonlar yeni arkadaşlarımız oldu.
Her gün saatlerce kimi dinliyorsan…
Kimin sözlerine maruz kalıyorsan…
Kimi örnek alıyorsan…
Aslında onunla arkadaşlık ediyorsun.
Sosyal medya sadece bir uygulama değildir.
Aynı zamanda bir karakter inşa merkezidir.
Bugün milyonlarca insan farkında olmadan takip ettiği insanların hayatına özeniyor, onların hedeflerini kendi hedefi hâline getiriyor.
Bu yüzden Peygamber Efendimizin hadisi bugün belki de hiç olmadığı kadar önemlidir.
İslam Fakirlik Dini Değildir
Bazıları dini sadece camiye sıkıştırıyor.
Bazıları ise zenginliği dinden uzaklaşmak sanıyor.
Oysa Kur’an’a baktığımızda bunun tam tersini görüyoruz.
Hz. Yusuf Aleyhisselâm bir devlet yöneticisiydi.
Mısır’ın ekonomik sistemini yönetti.
Kıtlık yıllarını planladı.
Üretimi artırdı.
Depolama sistemi kurdu.
Ekonomiyi yönetti.
Bugünün diliyle söylersek; büyük bir stratejist ve yöneticiydi.
Hz. Süleyman Aleyhisselâm ise Allah’ın kendisine büyük bir mülk verdiği peygamberlerden biriydi.
Orduları vardı.
Devleti vardı.
Serveti vardı.
Gücü vardı.
Ancak bütün bunlara rağmen Rabbine şöyle dua ediyordu:
“Rabbim! Bana ve anne-babama verdiğin nimetlere şükretmeyi ve razı olacağın salih ameller işlemeyi nasip et.”
(Neml Suresi, 19)
Demek ki mesele zengin olmak veya fakir olmak değildir.
Mesele malın kalpte mi olduğu, elde mi olduğudur.
Hz. Osman zengindi.
Abdurrahman bin Avf zengindi.
Ama malları onları değil, onlar mallarını yönetiyordu.
Bugün ise birçok insanın serveti cebinde değil, kalbindedir.
İşte tehlike burada başlıyor.
Vizyon da Bulaşıcıdır, Gaflet de…
Başarılı insanların arasında bulunan kişi başarıyı öğrenir.
Yatırım yapanların arasında bulunan kişi yatırım yapmayı öğrenir.
Kitap okuyanların arasında bulunan kişi okumayı öğrenir.
Allah dostlarının yanında bulunan kişi ise Allah’ı hatırlamayı öğrenir.
Bunun tersi de geçerlidir.
Gaflet bulaşıcıdır.
Tembellik bulaşıcıdır.
Şikâyet bulaşıcıdır.
Umutsuzluk bulaşıcıdır.
İsraf bulaşıcıdır.
Dünyevileşme bulaşıcıdır.
Bu yüzden insanın en büyük sermayelerinden biri çevresidir.
Sonuç
Bugün kendimize şu soruyu sormalıyız:
Kimlerle oturup kalkıyorum?
Kimleri dinliyorum?
Kimleri örnek alıyorum?
Çocuklarımı kimlerin etkisine bırakıyorum?
Çünkü insan yalnızca arkadaşının dini üzerinde değildir.
Arkadaşının ahlakı üzerindedir.
Arkadaşının vizyonu üzerindedir.
Arkadaşının hedefleri üzerindedir.
Arkadaşının dünya görüşü üzerindedir.
Ve çoğu zaman insanın geleceğini belirleyen şey; aldığı diploma değil, birlikte yürümeyi tercih ettiği insanlardır.
Çünkü insan, eninde sonunda en çok beraber olduğu insanların ortalamasına dönüşür.

Gün geçtikçe yazılarınız güzelleşiyor..