BIST 100
14.467,25 0,51%
DOLAR
48,6215 0,21%
EURO
56,2943 -0,08%
GRAM ALTIN
6.776,56 -0,12%
BITCOIN
77.518,00 0,26%
FAİZ
39,89 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
100,22 -0,45%
GBP/TRY
65,7122 0,00%
EUR/USD
1,1570 -0,25%
BRENT PETROL
103,41 1,58%
ÇEYREK ALTIN
11.083,90 -0,08%
Kocaeli Kapalı
Kocaeli hava durumu
16 °

8 Mart: Kadın Öldürme Özgürlüğü

Kahverengi ve Beyaz, Dikkat Çekici Haber Youtube Küçük Resxxmi

Mahalledeki kadın cinayetlerinin üstünü örtmek…
Aytekin Yılmaz’ın Yoldaşını Öldürmek isimli kitabından özetleyerek aktardığı kadın katillerinin bugünü hararetle kutladıklarını göreceksiniz.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü; ABD’de 1857 yılında mafya ve devlet iş birliğiyle ateşe verilen bir fabrikada hayatını kaybeden 123 kadının anılması ve sonrasında yaşanan gelişmeler sonucunda ortaya çıkmıştır. 1908 yılında New York’ta 15 bin kadının yürüyüşü, 1910’da Alman sosyalist kadın temsilcisi Clara Zetkin’in 8 Mart’ın Kadınlar Günü olarak kabul edilmesini önermesi, 1917’de Rusya’da kadın grevlerinin başlaması bu sürecin önemli dönüm noktalarıdır. 1975–1977 yılları arasında Birleşmiş Milletler’in 8 Mart’ı Dünya Kadınlar Günü ilan etmesinden sonra ise dünya genelinde kutlanmaya başlanmıştır. Türkiye’de 8 Mart ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmıştır.

Cumhuriyete giden yolda katledilen ilk kadın Mustafa Suphi’nin eşidir. Ancak ne sol çevreler ne de laik kesimler bu kadından söz etmektedir.

Aytekin Yılmaz, Yoldaşını Öldürmek adlı eserinde dünyada örnekleri bilinen, Türkiye’de ise suskunluğa mahkûm edilmiş “yoldaş infazlarını” ele alıyor. 1991–2000 sürecinde hapishanelerde yaşanan örnekleri kişisel tanıklıklarla gözler önüne seriyor.

  • Mülkiye Doğan: 1994’te Urfa Kadın Cezaevi’nde PKK’li kadın mahpuslar tarafından “ajan–işbirlikçi” olduğu gerekçesiyle öldürüldü.

  • Şimel Aydın: 1994’te İstanbul Bayrampaşa Cezaevi’nde DHKP-C’li kadınlar tarafından “ajan–işbirlikçi” olduğu gerekçesiyle öldürüldü.

  • Betül Cici: 1997’de dağda örgütü eleştirdiği gerekçesiyle PKK tarafından öldürüldü.

  • Emine Yavuz: 1994, Diyarbakır Cezaevi – PKK.

  • Fikriye Muhammed: 1994, Diyarbakır – PKK.

  • Latife Ereren: 1995, Bayrampaşa Cezaevi – DHKP-C.

  • Hilal Füsun: 1996, Ankara Ulucanlar Cezaevi – DHKP-C.

  • Fatma Özyurt: 1996, Ankara Ulucanlar Cezaevi – DHKP-C.

İnsan hakları ve kadın örgütleri bu kadınları 30 yıldır anmıyor. Yarın 8 Mart’ta kadın örgütleri yine hak, adalet ve eşitlik taleplerini dile getirecek. Ancak bu kadınlar yine anılmayacak; yine görmezden gelinecek. Dağda infaz edilenlerin ise çoğunun mezarı bile bilinmiyor.

Aytekin Yılmaz yazısında şu satırlara da yer veriyor:

“Bu ikiyüzlülük kronik bir hâl aldığı için, adı ‘insan hakları’ olan örgütler saygınlıklarını yitirdiler. Onlar 30 yıldır bu konuda susuyor. Ben de 30 yıldır hatırlatarak bunu teşhir ediyorum.”

Yazar Aytekin Yılmaz’a göre sol çevreler bu konuda topluca susarken, sağ muhafazakâr çevreler ise “Bize ne, bir terörist daha azalmış” diyerek meseleye kayıtsız kalıyor. Yılmaz, PKK ve bazı sol örgütlerin kadınlara yönelik infazlarının görmezden gelindiğini ifade ediyor.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?