
“Tüm makamları elinde bulunduran Allah'a hamd olsun”
Yılın ilk gününde, Türkiye'de daha önce eşi benzeri görülmemiş bir organizasyon gerçekleşti. İçki, kumar ve zinanın en çok ayyuka çıktığı Hristiyanların günü olan 31 Aralık gecesinin sabahı, sokaklarda, evlerde ve otellerde sarhoş olmuş, kusmak kokuları üzerinde sızmış kişileri, 81 ilde Galata Köprüsü'ne gelen müminler uyandırdı ve uyardı.
Galata Köprüsü'nden haykırarak şehitlerimize önce rahmet dilendi ve hemen ardından meydanda katil İsrail sesleri yükseldi. Çünkü ben müslümanım diyen herkes çok iyi bilir ki Gazze, coğrafi değil, imani bir meseledir ve hala İsrail'in işgali altındadır.
Binlerin katılım sağladığı organizasyon sorunsuz bir şekilde tamamlandı. Katılımcılar ayrı ayrı caddelerden ayrılırken, bir şahıs babasından belki daha büyük bir amcamıza elinde kelime-i tevhit (Allah’tan başka ilah yoktur) yazılı bayrak olduğundan dolayı suratına yumruk attı.
Ve kendisi susmayarak düştüğü yerden kalktı, ve ona sizlerin karşısında korkan çekingen müslümanlar yok, sizler azgın azınlık, bizler ise yeryüzünde Allah’ın nuruyuz dedi. Polisin gelmesi beklenildi, devletimiz gerekeni yaparak şahsı tutukladı.
Sonrasında şehitlerimizi anmayan, Filistin’i anlamayan bazı siyasetçiler ve sanatçılar peydah oldular ve o tutuklanan şahsa yazdıkları ve çizdikleri ile destek olmaya kalktılar.
Onlar destek oldukça, bizim sosyal medya fenomenlerimiz, sanatçılarımız ve siyasetçilerimiz sustu. Neredeyse herkesin sustuğu anda bir ses yükseldi ve “Müslümanım diyen gençlerimizin bir kısmının Kelime-i Şehadeti ve Kelime-i Tevhidi bilmemelerinin sorumlusu siyasal sistem, yani devlettir. Müslümanım diyen her bir bireye İslam Dininin temel prensipleri öğretilmelidir.” Diyerek haykıran koca yürekli bir ağabey, yaşadığımız şehrin valisi, gurur kaynağımız Seddar Yavuz oldu.
Bu sözleri söyleyen valimizin hitabı sadece müslümanları ilgilendiren ve bağlayan bir hitap. Hristiyanlar, Yahudiler veya dinsiz kişiler lütfen valimizin bu ifadesinden endişe duymayın.
Ancak şunu unutmayalım, bu millet özüne dönüyor. İslam ile yoğrulmuş bir ülkede, İslam hakim oluncaya kadar ve tüm milletler içinde özgürce yaşayıncaya kadar bizler susmayacak, korkmayacak ve asla mağrur olmayacağız.
