BIST 100
11.561,40 0,73%
DOLAR
50,0476 0,05%
EURO
56,3928 0,34%
GRAM ALTIN
6.630,26 1,45%
BITCOIN
80.262,00 0,13%
FAİZ
39,38 -0,61%
GÜMÜŞ GRAM
84,60 0,65%
GBP/TRY
67,5693 0,20%
EUR/USD
1,1243 0,13%
BRENT PETROL
94,35 -0,21%
ÇEYREK ALTIN
10.840,48 1,45%
Kocaeli Kapalı
Kocaeli hava durumu
9 °

Yavaş Yavaş…

“Yavaş yavaş ölürler”başlıklı bir şiir biliyorum. Elbette, yavaş yavaş ölür insanlar. Peki asıl ölümden kastımız ney ? Mesela bana göre sevmediği bir işi yapan insan, her gün tabiri caizse lanetleyerek başlar güne. Sonra söylenerek alarmını kapatır, küfürlerle arabasına biner. Bir sigara yakar, ardından trafiğe bağırmaya başlar. Sonra her gün yaptığı işleri yapar. Emirler alır, emirler verir. Robot misali geçer günleri. Bu insanlar yavaş yavaş ölürler…Çünkü sevdiği işleri yapacak ne güçleri vardır, ne de azimleri. Yavaş yavaş ölürler, kitap okumayanlar. Tolstoy, Dostoyevski ya da Doğan Cüceloğlu derken, bir nesil bir kitabın altında yatan dünyayı bilmiyor, görmüyor. Yavaş yavaş zihnini öldürüyor. Bir kitapla dünyayı öğrenmeyi reddetiyor. Düşünmek, öğrenmek…çağın hastalığı cahilliğe boyun büküyor. Evet yavaş yavaş ölürler, cahilliği yenmek istemeyenler. Sonra tekrar yavaş yavaş ölürler. Sevgiyi, aşkı elinin tersiyle itenler. “Arada sekiz yaş var” derler, ya da “Kız benden iki yaş küçük”, “Durumu çok iyi değil” ya da bilmem ne. Aşık olduğunu bile baştan aşağıya oylamaya sunar. Kalben verilen duyguları, zihnen yönetmeye çalışır. Ve yine yavaş yavaş ölürler, aşka bahane arayanlar. Yavaş yavaş ölürler, herkes gibi olmaya çalışanlar. Aynı göz, aynı saç rengi, aynı kıyafet tarzı, aynı ayakkabı derken kendini ve farklılığı kaybedenler. Ve yine yavaş yavaş ölürler, aynı ve tek bir tür olmayı kendine yörünge seçenler. Yavaş yavaş ölürler, görgüsüz kahkahaları ve takıları ile insanlara kendini göstermeye çalışan budalalar. Ne kadar takarsam, ne kadar göze sokarsam, o kadar konuşulurum sananlar. Yavaş yavaş ölürler, taktıkları takılar ile kendilerini tamam zannederken, kendilerinden yaşça küçüklerin onlar ile dalga geçtiği anları hissedenler. Yavaş yavaş ölürler, başkasının acısına gülenler, başkalarının göz yaşından beslenenler, başkasının mutsuzluğundan kendine huzur çıkaran gaddar kalplere sahip herkes…Onlarda yavaş yavaş ölürler. Hemde önce kalpten başlayarak. Yavaş yavaş ölürler, sağı soldan üstün, beyazı siyahtan yüce, zengini fakirden ayıran, kapalıyı açıktan, açığı kapalıdan ahlakına ve kalbine bakmadan ayıranlar. Yavaş yavaş ölürler, hoşgörüsü olmadan ahmakça düşünen yobazlar. Demem o ki, çağın hastalığı sürünerek çürüyen vicdanlar, kalpler, görgüler, ahlaklar, zekalar ve asla kullanılmaya tenezzül edilmeyen beyinler… Yavaş yavaş çürüyen herkese !

“Yavaş yavaş ölürler”başlıklı bir şiir biliyorum. Elbette, yavaş yavaş ölür insanlar. Peki asıl ölümden kastımız ney ? Mesela bana göre sevmediği bir işi yapan insan, her gün tabiri caizse lanetleyerek başlar güne. Sonra söylenerek alarmını kapatır, küfürlerle arabasına biner. Bir sigara yakar, ardından trafiğe bağırmaya başlar. Sonra her gün yaptığı işleri yapar. Emirler alır, emirler […]

İlginizi Çekebilir

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?