BIST 100
11.482,19 0,04%
DOLAR
50,0476 0,05%
EURO
56,4006 0,35%
GRAM ALTIN
6.640,34 1,60%
BITCOIN
80.308,00 0,19%
FAİZ
39,43 -0,48%
GÜMÜŞ GRAM
84,96 1,08%
GBP/TRY
67,5891 0,23%
EUR/USD
1,1245 0,15%
BRENT PETROL
94,49 -0,06%
ÇEYREK ALTIN
10.856,95 1,60%
Kocaeli Kapalı
Kocaeli hava durumu
9 °

“Bu adamlar neden farklıydı ?”

Türkiye’nin edebiyatında, Kahramanmaraş ekolünden Yedi Güzel Adam… Cahit Zarifoğlu, Adil Erdem Bayazıt, Nuri Pakdil, Rasim Özdenören, Alaeddin Özdenören, Mehmet Akif İnan ve Ali Kutlay’ın oluşturduğu o insanlar değil, imgeler… Peki son yolcu “Rasim Özdenören” , namı değer Aristo ve güllerin adamı kimdir… Kısaca şöyle özetleyebiliriz; Kahramanmaraş doğumlu, seksen iki yıllık bir gül, bir avukat, bir bürokrat, bir yazar ve bir gazeteciden çok daha fazlası… Bu adam neden bu kadar ses getirdi diyebilir onu bilmeyenler. Çünkü farklıdır. Diğerlerinden çok farklıdır… Çünkü o, noktalamaya dikkat etmez. Onun için tek önemli şey vardır “mânâ…” budur onun farkı. Yazar dediğin noktalama bilir, imla bilir başlı başına baş kaldırır. Çünkü bilir, mânâ biterse sözde biter, cümlede biter. Onlarca eser, onlarca satır vardır özetleyen bu adamları. Geçmişin kisvesinden bakarlar. Çağın gözüyle değil, islamın gözüyle çağa bakanlardandır o. Mesela hiç düşündünüz mü, dört yıllık hukuk fakültesini neden sekiz yılda bitirdi diye. Ben düşündüm… sizlerinde düşünmesi için bu satırlar. Çünkü biliyorlar, her adım, her yenilik bir farklı bakış açısı. Zaruri olan burada yüksek okulu bir çırpıda bitirmek değil. Ne öğrendin, o dört yılı okurken daha ne yapabilirim diye düşünmek. Bu adamı öne çıkaran şeyde tam anlamıyla bu. Kinaye eder gibi bakıyorlar olaya. “Sekiz yılda bitirmiş tembellikten !” Diyeni duyduğum için yazıyorum bunları. Çünkü bu dört yılı sekiz yıla iterken, koca bir gazetede yazmış, gazeteci olmuş, dergi çıkarmış. Adını altın harflerle ilk sıralara yazmış. Olgunluğundan ödün vermeden, her işi bir çırpıda çözmüş. Gün geçtikte daha çok yazmış, daha çok koşmuş. Belkide budur onu bugünlerden ayıran. Biz dört yılı dört yılda bitiriyoruz da ne oluyor ? Sorarım size… ne kattık şahsımıza ? Kaç kitap okuduk, kaç ülke araştırdık, kaç satır yazdık, kaç iş yaptık, kaç işe girdik, hangi taşın üstüne taş koyduk veyahut ne vasıf kazandık… İşte budur yedi güzel adamı “güzel” yapan… Fütursuzluktan değil hiçbir şey. Bizlerin en çok düşünmesi gereken şey bu adamlarda yatıyor. Rasim Özdenören seksen iki yıl sonucunda hepimizin sonu olan yere gitti. Peki giderken hiç keşkesi olmuş mudur ? Elbette iki-üç olmuştur. Ama bizim gibi keşke denizleri içinde yüzmemiştir. Çünkü seksen iki yılda avukatta olmuştur, bürokratta, ödülde almıştır, gazeteci de olmuştur ya da iki dergi çıkartıp, dizilere konuda olmuştur. Peki bu başarının asıl sırrı ne ? Bizler bir yüksek okulu okurken “Az gezdik, koyunların içinde kaldık, Allah’ın dağındayız, burada gezecek yer yok” diyerek kaldığımız yere bahaneler bulup, hiddetlenirken; bu adamlar bulundukları noktayı eleştirmeden, diğer işe koşuyorlardı. Bahane bulmadan, işlerini klasik şekilde yapmayarak. Yeniliklere giderek, herkesten farklı olanı yaparken. Mesela biz bir sınava iki gece uykusuz kaldık diye isyan denizlerinde yüzerken, bu adam veyahut bu adamlar bir dergi için aylarca uykusuz kaldılar. Devrime devrim diyip, araştırdılar, koştular. Telefon yok, bilgisayar yok, yazıcı yok… Şimdi ki gibi değil hiçbir şey. Bizde bunlar varken yapmıyor, bahane buluyoruz. Ama fark etmiyoruz ki, yıllar geçsede biz konuşulmayacağız. Bundan yüz yıl sonra aramızdan birkaçı bahsedilecek ders kitaplarında. Çünkü çağın hastalığı tembellik. Rasim Özdenören’e ithafen derken bahsetmemiz gereken en önemli şey şuydu; gençliğinde de, olgunluğunda da, ölümünde de ses getirdi bu adam… Çünkü çok çalışma, çok okuma, çok gezme ve çok yazmayı kendine emel kıldı. Ses getirdi… hepte getirecek. Çünkü tarih her daim farkını ortaya koyanı yazacaktır…Gül Yetiştiren Adam Rasim Özdenören gibi…

Türkiye’nin edebiyatında, Kahramanmaraş ekolünden Yedi Güzel Adam… Cahit Zarifoğlu, Adil Erdem Bayazıt, Nuri Pakdil, Rasim Özdenören, Alaeddin Özdenören, Mehmet Akif İnan ve Ali Kutlay’ın oluşturduğu o insanlar değil, imgeler… Peki son yolcu “Rasim Özdenören” , namı değer Aristo ve güllerin adamı kimdir… Kısaca şöyle özetleyebiliriz; Kahramanmaraş doğumlu, seksen iki yıllık bir gül, bir avukat, bir […]

İlginizi Çekebilir

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?