BIST 100
13.687,86 -0,63%
DOLAR
47,3802 0,08%
EURO
54,0560 0,39%
GRAM ALTIN
6.162,34 -0,71%
FAİZ
41,88 -0,31%
GÜMÜŞ GRAM
87,66 -1,46%
BITCOIN
63.774,00 -1,74%
GBP/TRY
63,0830 0,20%
EUR/USD
1,1404 0,31%
BRENT
83,45 -5,56%
ÇEYREK ALTIN
10.075,42 -0,71%
Kocaeli Açık
Kocaeli hava durumu
25 °

Ermeniler Tarafından İtlaf Edilen İttihaçlıların Köpek İtlafı

osman-ayvazoglu

KÖPEK İTLAFI’NIN, ŞERİATA AYKIRI VE DİNSİZLİK OLARAK ALGILANDIĞI BİR DEVİR VARMIŞ. 

Geçenlerde bir şehrimizde, belediyenin hatası sonucu birkaç köpek ölmüştü. İnsanlar buna tepki göstermiştiler. Geçmişimiz de köpek itlaflarıyla ilgili bazı olumsuz olaylar duymuştum. Hatta 1. Dünya savaşının köpeklereittihatçıların yaptığı zulüm yüzünden kaybedildiğini bile söyleyen sufilere rastlamıştım. Tarihimiz de köpek itlafları ile ilgili bir vesika ararken karşıma aşağıdaki belge çıktı…

Yıl 1919 Mehmetlerden VI. Mehmet’in devridir. Ve Sultanlığın da, Halifeliğin’ de, Saltanat’ında son yıllarıdır. Sultan Abdülhamid’i devirirken, Abdülhamid’in, bunlar ülkeyi on yıl idare ederlerse yüzyıl idare ettik saysınlar dediği zamanın üzerinden 9 yıl geçmişti. (1 Kasım 1918) ve İttihatçılar ülkeyi de, devleti de mahvetmiş, İngilizlere, İtalyanlara, Fransızlara ve onların uşağı olan Araplara, Ermenilere, Yunanlılara, Bulgarlara topraklarımızı teslim etmiş, Yükseliş sınırlarıyla, hürriyet törenleriyle, şenlikleriyle aldıkları devleti kuruluş sınırlarıyla alçak bir şekilde bırakıp kaçmıştılar.

Önce, Sultan Abdülhamid’e baykuş diyen Mahmut Şevket Paşa Sokak ortasında köpek gibi öldürülecekti. Sonra Ermeni dostları diğerlerini itlaf edeceklerdi.

İşte bu İttihatçıların ve onlardan ayrılanların, bırakın İnsanları, bu ülkenin Köpeklerine bile acımaları yoktur.  25 Kasım 1919 da Köpeklerin itlafına İstanbul Belediye Başkanlığı tarafından karar verilir. Bu karara zamanın inanmış insanları kayıtsız kalmaz.

Bunun Üzerine Ahmet isimli bir vatandaş devrin Şeyhülislamına itlafı durdurması için bir mektup yazar. Mektup şu şekildedir:

Şeyhülislam Efendinin yüksek huzuruna.

Aciz kulunuz arz eder ki,

25 Kasım 1919 tarihinde yayınlanan Tasvir-i Efkârgazetesinde, yine Belediye Başkanı tarafından bu çaresiz hayvanların öldürülmesine karar verildiği haberi yer almıştır. Bu felaket haberin bende gayrı ihtiyarı olarak meydana getirdiği büyük üzüntüyü, bu mektuba yazmaya ve yüce makamınıza sunmaya, Yüksek şahsiyetinizin devrin Şeyhülislam’ı ve Allah’ın birliğine inanan Mü’minlerin baş tacı, bu acız kulunuzun da babanızı sevenlerden biri olması hasebiyle cesaret buldum.

Meşrutiyetin (ikinci meşrutiyet) ilk yıllarında İsminihatırlayamadığım (ittihatçı) bir Belediye Başkanı. Köpekleri öldürtmüştü.  O zamanda şimdiki gibi galeyana gelen sinirlerime hâkim olamayarak, Şeriata aykırı bu icraatın vahim neticesini olabildiğince izah etmiş ve gazetelere göndermiştim.  Yazık ki, yayınlanmadılar. O yolla başvursam, yine bir etkisi olmayacağını bildiğim için bu defa, yüksek huzurunuza arz ile dini ve vicdanı görevimi yerine getirmiş bulunuyorum

O zaman bu hayvanların öldürülmesine sebep olarak, araya taraya güya iki, üç sebep bulmuşlardı.

Sokak ortasında birleştiklerinden dolayı toplumunahlakını bozarlarmış.

Ahlakı bozucu o kadar çok şey oldu ki, bu konuda köpeklere fırsat kalmadı.  Onların hakikatsiz sözü uyarınca hayvanların bilinen şekilde itlafı ile birlikte birçok hastalığın ortaya çıkarak, o zamandan beri ne kadar insanın harap ve telef olduğu bilinmektedir.

Geçen sefer ki, itlaftan (ittihatçıların elinden) kurtulup da kalabilen köpeklerin sayısı, sanırım kırkı, elliyi bulmaz. Onlar da kıyı da, köşede yaşamakta olup kimseye bir zararları yoktur. Bunlar fareler gibi zararlı değillerdir. Bunlardan ne isterler, anlaşılmıyor?  Yoksa geçen sefer olduğu gibi başımız da bir afet ve felaket mi dolaşıyor?  Öteden beri denenmiş bir şeydir ki,  ne zaman bu hayvanlara dokunulsa,  arkasından bir bela gelir.  Bir kez denenmiş olan şeyin tekrar denenmesinine zamana kadar görmezden geleceğiz?  Musa AS zamanında ki uyuz köpek hadisesini hatırlıyorum.  “ Merhamet edenlere Rahman merhamet eder.  “Yeryüzündekilere merhamet ediniz, semadakilerde size merhamet eder.”  sözü aklıma geliyor.  Tüylerim ürperiyor kendime hâkim olamıyorum, ne yapayım? Ağlamaktan başka çare yok.  O günahsız yaratıklara reva gördükleri şu zulümden dolayı yürekler sızlıyor, yanıyor.  Bu ateşi ancak çok yüksek bir makamdan çıkacak bir yüce emir söndüre bilir.  Zavallı hayvanlar da kurtulur.  Bu sayede gelmesi pek muhtemel olan bir belada Allah’ın izniyle engellenmiş olur.

Hayvanların zehirlenerek, ötede-beride düşüp saatlerce can çekişmesini, sonunda bezgin ve kederli bir şekilde can vermesini gören bir mü’min, zerre kadar merhameti olan bir insan, bu duruma nasıl tahammül eder de buna sebep olanlara lanet okumaz? Bu millette hiç ruh, hiç maneviyat kalmadı mı?  Hepsi öldü mü?  Dinsizlere neden bu kadar fırsat veriliyor? Allah’ım din düşmanlarını hemen kahretsin, Padişahımıza ve dinimizeyardım edenlerin yardımcısı olsun!  Âmin.  Her fert gibi ben aciz kulunuz da Osmanlı milletinden bir fert olarak,  şu âcizane düşüncelerimi, belki bir faydası olur ümidiyle, yüksek huzurunuza sunmaya cesaret ettim. Bu konuda, emir ve ferman amir hazretlerinindir. “

26 Teşrinisani 1335 ( 26 Kasım 1919) (VI. Mehmet Devri)

Şeyhülislam’ın cevabını gelecek hafta ki yazımızda sunacağız.

Not: yazının aslı ( Osmanlıcası) “Kırk bir orijinal belge ışığında eski İstanbul da sosyal hayat ve çevre.” İsimli eserde bulunmaktadır. Bizim yazımız mealen bir yazıdır. Motamot bir çeviri değildir. Belgeleri toplayıp latinizeeden, Üstadımız Sadik Albayrakdır.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?