BIST 100
13.687,86 -0,63%
DOLAR
47,3797 0,08%
EURO
54,0157 0,32%
GRAM ALTIN
6.139,52 -1,07%
FAİZ
41,88 -0,31%
GÜMÜŞ GRAM
87,15 -2,04%
BITCOIN
63.744,00 -1,79%
GBP/TRY
63,0621 0,17%
EUR/USD
1,1395 0,23%
BRENT
85,56 -3,17%
ÇEYREK ALTIN
10.038,12 -1,07%
Kocaeli Açık
Kocaeli hava durumu
26 °

9. MART DARBE GİRİŞİMİ VE CIA

osman-ayvazoglu

1960’lı yıllar da sol görüşlü asker ve siviller arka arkaya darbe girişimlerinde bulunuyorlardı. Devlet adeta bir kabile devleti görünümü arz ediyordu.

27 Mayıs 1960 darbesinin bazı açılardan henüz tamamlanmamış olduğunun ileri süren,

Albay Talat Aydemir ve arkadaşları tarafından 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963 de iki defa Darbe girişiminde bulunmuşlardı. Ancak, Aydemir iki darbe girişiminde de başarılı olamamış ve idam edilmiştir. Bu darbe girişimleri ardından, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde askerler tarafından darbe yapılmak üzere birkaç illegal örgüt kurulur. İşte bunlardan biri de 9’ Mart 1971’ de yapılması planlanan arkasında ABD’nin olduğu fakat adına MARX darbe denen girişimdir.

Talat Aydemir bu girişimlerden önce ABD’ Büyükelçisi ile görüşmüştür. Başarılı olsa ülke için tam bir felaket olacaktı. Bütün tapu kayıtları yırtılacak ve bütün nüfus kütükleri yırtılacak yeni baştan yazılacaktı. Sömürgecilerin girdikleri ülkeleri karıştırmak için yaptıkları işlerden biriside, Talat Aydemirin düşündüğü fakat başaramadığı işlerdir. Zaten akıl hocaları ABD’li ajanlardır.

Darbeler görünüşe göre, sol darbe imajı uyandırmakla birlikte darbeleri yöneten ABD’nin istihbarat güçleridir. Solcu diye tanımlanıp gençleri ölüme sürükleyenler de ABD’nin ajanlarıdır. 9’Mart darbesinin Hedef’ini Doğan Avcıoğlu yazmıştı. O hedef; Parlamenter sistemi ortadan kaldırmak, Arap ülkelerinde gerçekleşen Mısır’daki Nasır, Sudan’daki Numeyri ve Suriye’deki Esad yönetimleri gibi Baascı yönetimler kurmaktı. Sonradan bu sol darbecilerin tamamı Amerikancı olmuşlardır. 28’ Şubat’ın altına imzamı atarım diyen ünlü spiker Ali Kırca, 9 Mart darbesinin bildirisini kaleme alan genç teğmendir. Kaleminden Kan damlayan Devrim yazarı Hasan Cemal, İlhan Selçuk ve Beşli çete dediğimiz çetenin solcu liderleri Erbakan’a karşı ABD’nin yanında yer aldılar.

İşin başında ABD’ye olduğunu gösteren bir iki örnek verelim.

H. Bülent Kahraman verdiği bir röportaj da şunları söylüyor:

“Menderes: ABD’ Bize istediğimiz desteği sağlamazsa, bizde gider Rusya’yla, ya da Dünyanın başka yerlerindeki dostlarımızdan bu desteği sağlarız” demiştir. 1960ların öncesinde o dönemin “CIA “‘ile çok yakın ilişkili meşhur Gazetecisi CYRUS SULZBERGER Türkiye’ye gelmiştir.” Türkiye de Menderes iktidarı ateşle oynamaktadır” demiştir. Niye ateşle oynamaktadır? Çünkü sanayi yapmak istemektedir.12 Mart öncesinde aynı yazar Türkiye’ye gelmiştir. Ve demiştir ki;” Süleyman DEMİREL bir çılgın atın üstüne binmiştir. Bu atın adi de sanayi atıdır. Demirel ateşle oynuyor. ”Dikkatinizi çekerim Salzbulger’in makaleleri New York’ta yayınlandıktan hemen sonra; 27 Mayıs ve daha sonra 12 Mart olmuştur.”

İlhan Selçuk: Türkiye'de bu iki grubu CIA kontrol etmekte ve tepeden yönetmektedir. “Etnik ve mezhebi ayrılıkları pompalayarak” sırasında, yoksul halk kitlelerini birbirlerine düşürüp çatıştırmak, emperyalizmin her zaman en geçerli taktiğidir” der.

İlhan Selçuk’un kastettiği gruplardan birinin başı, Doğu Perinçek ve onun Aydınlık Gazetesidir. Onlar için şunları söylüyor İlhan Selçuk: “Türkiye'de faşist yönetimi öngören bir karşı grupta vardır. Bunların inancına göre Türkiye'de sosyalizm bazı Asya ülkelerinde ki gibi halk Savaşları ile kurulabilir.” Bura da kastedilen doğu ülkesi ÇİN dir. Amerika’nın solcuları Halkı savaşa katamayınca orduya yaptırmaya çalışıyorlar düşündüklerini.

Ufuk İlsever, Aydınlık gazetesinde şunları yazacaktı darbeden 9 yıl sonra yanı 1978 de. Sayın Selçuk, bugünkü “sol” görünümlü maceracılık ne zaman boy gösterdi hatırlarsınız? 12 Mart 1971 öncesinden söz ediyoruz "içerisinde “Deniz-İbo çayanların” ilk ortaya çıktığı günler: O zaman siz ne tür işlerle meşguldünüz, neler yazıp, çiziyordunuz aklınızda mı?

Biz hatırlatalım. Birtakım toplantılar yapıyordunuz. 9 Mart'ta (1971) bir darbe tezgâhlamak için, hani; bol bol bakanlıklar vaat ediliyordun, orada makamlar bölüştürülüyordu. İşte o günlerden söz ediyoruz. Sayın Selçuk, siz kınayabilir misiniz? Bu eylemleri.

Bitmedi: yazdıklarınızı da hatırlıyoruz. Kimdi yürekli gençler diye banka soyan çocukları pohpohlayan? Kimdi? Ordu sizin arkanızda vaatleriyle 18- 20 yaşındaki gençleri eyleme sürükleyen. Kimdi? Cunta emelleri uğruna gencecik insanları ölüme sürükleyen? İşte bunlardan biri sendin, İlhan Selçuk, inkâr edebilir misiniz? İnkâr edebilir misin? Cunta kafadarların la beraber bugünkü maceracıların bayrak yaptığı kişi(Deniz Gezmiş)’e Gençlik bakanlığını teklif ettiğinizi.

Sol görünümlü anarşizmi. Ve hepsi sizin” Bazı Asya ülkeleri,” diye korkakça dil uzattığınız Çin’e, Mao Zedung’a sövüyorlar. Hepsi, Brejnev’i Castro’ları taklit etme peşindeler… kendisine TEHKP-C vesaire diyen Kastro kılıklı haydutları kınamadınız. Ve niçin yurdumuzdaki anarşinin en azılı kaynağı silah kaçakçılığının elebaşılığı Türkiye'yi bölmenin baş heveslisi Sovyetler Birliği'ne toz dahi kondurmadınız.

(...) Biz ise açıkça yazıyoruz. Mao Zedong düşüncesinden aldığımız ilhamla, topraklarında tek bir yabancı asker bulunmayan, her alanda kendi gücüne güvenen, bağımsız ve Özgür demokratik bir Türkiye için savaşıyoruz. Büyük güçlerin hizmetindeki kanlı ellerin, halk düşmanı anarşistlerin ve tertiplerin her türlüsünün üzerine üzerine gidiyoruz, gideceğiz.” (İslam’ı Hareket dergisi sayı 4).

Darbeyi Atatürk adına yapacak olanlardan bir tanesi bile Atatürkçü değil! Yukarıda kimin izinde olduklarını, kimleri taklit ettiklerini bizzat kendileri yazmışlar. Hiçbir yer de Atatürk ismine rastladınız mı? MAO’dan, ilham alınarak Atatürkçü bir darbe nasıl yapılacaktı?

Yabancı askerleri kovacağız diyenler, 28’Şubat’ta NATO’nu ve yabancı bir güç olarak topraklarımızda bulunan ve Adına Çekiç-Güç denen, kaymakamı tokatlama cesareti gösteren yabancı subayların içinde bulunduğu gücün yanın da yer aldılar ve Erbakan’a karşı BCG’ye ABD’ kontrolünde ki İllegal Askeri örgüte destek verdiler.

9’ Martçılara karşı, 12 Mart Muhtırasını veren Memduh Tağmaç, Orgeneral rütbesindekiler hariç bu 9 Mart 1971 Millî Demokratik Devrimine adı karışan başta Tümgeneral Celil Gürkan olmak üzere tüm subayları re ’sen emekliye sevk etti...

1. Ordu Komutanı Faik Türün de bu darbeye adı karışan tüm Devrim Gazetesi yazarlarını ve diğer Millî Demokratik Devrim cuntası üyelerini Ziverbey Köşkünde Millî İstihbarat Teşkilâtı vasıtasıyla sorguya çekti...”

Cuntanın sonunu getiren asıl gelişme ise cunta içerisinde yer alan Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler ve Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur ‘un cuntaya destek vermekten vazgeçmeleriydi.

Bu iki komutan kimi iddialara göre ABD’nin uyarısı, kimi iddialara göre ise genç subaylar tarafından darbe sonrasında tasfiye edileceklerine ilişkin endişeleri nedeniyle 9 Mart’ı desteklemekten vazgeçmişlerdi. Darbenin lideri Orgeneral Muhsin Batur, ABD’ye çağrılır ve kendisine gerekli talimat verilir. O da dönünce, önce kendisine güvenen genç subayları terk eder ve yeni bir darbe yaparlar. Bu seferde darbeye alet ettikleri gençleri asarlar.

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?